Arapça Gramer › Nahiv › Üslûplar ve özel konular

Tenâzu'

التنازُع

Tenâzu', birden fazla âmilin (fiil veya fiil benzeri) aynı ma'mûl üzerinde hak iddia etmesi, yani ard arda gelen iki ya da daha fazla âmilin her birinin tek bir ma'mûlü kendine bağlamak istemesi durumunu ifade eden bir nahiv konusudur; bu durumda Arap dilbilgincileri hangi âmilin ma'mûle gerçekte hükmettiğini ve öteki âmil için ne yapılması gerektiğini tartışmıştır.

Tenâzu' (التنازُع), sözlükte "çekişme, hak iddiası" anlamına gelir; nahivde ise ard arda gelen en az iki âmilin (fiil, ism-i fâil, ism-i mef'ûl vb.) tek bir ma'mûl üzerinde birlikte hak talep etmesi olgusunu tanımlar. Örneğin قامَ وقعدَ زيدٌ cümlesinde hem قامَ hem قعدَ fiili زيدٌ ismini fâil olarak talep etmektedir.

Türleri ve Kuralları

  • Basrî görüş (tercih edilen): Ma'mûl, sona en yakın (ikinci) âmile bağlanır; birinci âmil için ise cümle içindeki konumuna göre gizli (zamîr-i müstatir) bir fâil veya uygun bir unsur takdir edilir. Örnek: قامَ وقعدَ زيدٌ → زيدٌ ikinci fiilin (قعدَ) fâili; birinci fiilde (قامَ) gizli bir هو takdir edilir.
  • Kûfî görüş: Ma'mûl, ilk âmile bağlanır; ikinci âmil için gizli zamîr takdir edilir.
  • Tenâzu'un şartları: Âmiller ard arda gelmiş olmalı, ma'mûl tek olmalı ve her iki âmil de o ma'mûle doğrudan hükmedebilecek güçte bulunmalıdır.
  • Ma'mûlün durumu: Ma'mûl fâil konumundaysa merfû, mef'ûl konumundaysa mensûb, harf-i cerrle bağlıysa mecrûr olur; takdir edilen gizli zamîr de aynı i'râb konumunu taşır.
  • İki âmilden fazlası: Üç veya daha fazla âmil çekişebilir; bu durumda yine en sona yakın âmil ma'mûle hükmeder, öncekiler için gizli zamîrler takdir edilir.

Kur'an'dan Örnekler

آتُونِي أُفْرِغْ عَلَيْهِ قِطْرًا (el-Kehf 18:96) — "Bana (erimiş bakır) getirin, üzerine eritilmiş bakır dökeyim." İ'râb: آتُونِي ve أُفْرِغْ fiillerinin her ikisi de dolaylı biçimde aynı bağlama sahiptir; Basrî anlayışla أُفْرِغْ fiilindeki gizli fâil (أنا) ikinci âmilin ma'mûlü, آتُونِي fiilinde ise muhatap zamîri (واو الجماعة) açık fâildir. Bu yapı, Kur'an'da birden fazla fiilin ard arda gelip ortak bir özne etrafında yoğunlaştığı tenâzu' benzeri üslûbu göstermektedir.

هَاؤُمُ اقْرَءُوا كِتَابِيَهْ (el-Hâkka 69:19) — "Alın, kitabımı okuyun!" İ'râb: هَاؤُمُ (alınız) ve اقْرَءُوا (okuyunuz) emirleri art arda gelmiş; كِتَابِيَهْ mef'ûl olarak ikinci âmil olan اقْرَءُوا fiiline bağlanmış (mensûb), birinci âmil هَاؤُمُ için ise gizli bir mef'ûl (إياه) takdir edilir — Basrî kaidenin uygulanışına örnek.

وَأَسَرُّوا النَّجْوَى الَّذِينَ ظَلَمُوا (el-Enbiyâ 21:3) — "Zulmedenler gizlice fısıldaştılar." İ'râb: أَسَرُّوا fiilindeki واو zamîri fâil konumundadır; الَّذِينَ ظَلَمُوا ise bu zamîrin tefsiri ve bedeli niteliğinde merfûdur. Bir görüşe göre الَّذِينَ, أَسَرُّوا fiiliyle çekişen ikinci bir fâil adayı olup tenâzu' yapısını andırır.

Notlar

  • el-Galâyînî, Câmiu'd-Dürûs'ta tenâzu'u "âmillerin ma'mûl üzerindeki çekişmesi" diye tanımlar ve Basrî görüşü tercih ederek örneklendirir.
  • İbn Mâlik, Elfiyye'de tenâzu'a ayrı bir bölüm ayırır ve her iki âmil için de gizli zamîr takdirinin caiz olduğunu belirtir.
  • Tenâzu', Kur'an metninde sıkça karşılaşılan art arda fiil yapılarını doğru çözümlemenin anahtarı olduğundan Kur'an öğrencileri için özellikle önem taşır.
Kaynak: Tek Kaynak Arapça gramer verisi. Eğitim ve araştırma amaçlıdır.
Munsarif ve gayr-ı munsarif
Munsarif isim Memnû' mine's-sarf