Mu'reb ve mebnî
المُعرَب والمَبني
Mu'reb, cümledeki görevine göre sonundaki harekenin (veya harfin) değiştiği kelimelerdir; mebnî ise hangi konumda bulunursa bulunsun sonu hiç değişmeden sabit kalan kelimelerdir. Bu iki kavram, Arapça sözdiziminin temelini oluşturur ve her kelimenin cümledeki i'râb durumunu belirlemenin önkoşuludur.
Arapça'da kelimeler sonlarının değişip değişmediğine göre iki ana gruba ayrılır: mu'reb (مُعرَب) ve mebnî (مَبني). Mu'reb kelimeler; fâil, mef'ûl, mübtedâ gibi cümle içindeki konuma göre sonlarını değiştirir (ref', nasb, cer, cezm alır). Mebnî kelimeler ise hangi konumda olursa olsun son harekesi ya da harfi değişmez; bu sabit son "binâ" adını alır.
Türleri ve Temel Kurallar
- Mu'reb isimler: Kural olarak bütün sözlük isimleri mu'rebdir. Ref' için damme (ـُ), nasb için fetha (ـَ), cer için kesra (ـِ) alırlar. Müsennâ ref'te ـانِ, nasb/cerde ـيْنِ; cemʿ-i müzekker sâlim ref'te ـونَ, nasb/cerde ـينَ ile i'râb edilir.
- Mu'reb fiiller: Muzâri fiil, nûn-i nisveden ve nûn-i tevkidden arî olduğunda mu'rebdir; ref' için dammeli, nasb için fethalı, cezm için sakin (veya harf silinerek) okunur.
- Mebnî isimler: Zamirler (هو، هي، أنت، نحن…), işaret isimleri (هذا، تلك…), mevsul isimler (الذي، التي…), soru isimleri (مَن، ما…) ve şart isimleri mebnîdir. Mahallî i'râb taşırlar, yani son harfleri değişmese de cümledeki konumlarına göre i'râb takdir edilir.
- Mebnî fiiller: Mâzî fiil, emir fiili, muzâriin nûn-i nisveli ve nûn-i tevkidli şekilleri mebnîdir.
- Mebnî harfler: Tüm harf-i cerler, atıf harfleri ve edatlar mebnîdir; i'râb almazlar.
- Binânın çeşitleri: Sükûn üzere binâ (بناء على السكون), fetha üzere (على الفتح), damme üzere (على الضم) ve kesra üzere (على الكسر) olmak üzere dörde ayrılır.
Kur'an'dan Örnekler
اللهُ لَا إِلَٰهَ إِلَّا هُوَ — Bakara 2:255, "Allah, O'ndan başka ilâh olmayandır." İ'râb: اللهُ mübtedâ, mu'reb, ref' alameti damme. هُوَ ise mübtedânın mahallini dolduran mebnî zamir; fetha üzere mebnîdir, mahallen merfûdur (haber).
إِيَّاكَ نَعْبُدُ وَإِيَّاكَ نَسْتَعِينُ — Fâtiha 1:5, "Yalnız Sana ibadet eder, yalnız Senden yardım dileriz." İ'râb: إِيَّاكَ ayrık mebnî zamir; fetha üzere mebnî, mahallen mansûb (mef'ûlün bih). نَعْبُدُ mu'reb muzâri fiil, ref' alameti damme; sonra gelen âmil olmadığından merfûdur.
وَأَقِيمُوا الصَّلَاةَ وَآتُوا الزَّكَاةَ — Bakara 2:43, "Namazı kılın, zekâtı verin." İ'râb: أَقِيمُوا emir fiil, mebnîdir; vâv üzere (cemʿ vâvı) sabit kalır, sonu değişmez. الصَّلَاةَ mu'reb isim, mef'ûlün bih olarak fetha ile mansubdur.
مَن يَعْمَلْ سُوءًا يُجْزَ بِهِ — Nisâ 4:123, "Kim kötülük yaparsa onunla cezalandırılır." İ'râb: مَن şart ismi, mebnîdir; sükûn üzere mebnî, mahallen merfû (mübtedâ). يَعْمَلْ şart cezmiyle meczum mu'reb muzâri fiil, cezm alameti sükûn.
Notlar
- Mebnî bir isim cümlede i'râb konumuna girse de sonu değişmez; bu duruma mahallî i'râb (محلّ إعرابي) denir ve i'râb "takdir" edilir.
- el-Galâyînî, mu'rebin asıl, mebnînin ise isimde istisna olduğunu vurgular; zira isimler özü itibarıyla i'râba kabildir.
- İbn Mâlik, Elfiyye'nin ilk bölümlerinde mebnîyi "kelimeler sonuna geldiği şeyin değişmediği (كالشبه من الحروف مدنيًّا) kelimelerdir" diye tanımlar ve harflere benzerliği temel sebep sayar.