Mutasarrıf ve câmid fiil
المتصرِّف والجامد
Arapça fiiller, çekim bakımından iki ana gruba ayrılır: çeşitli zaman, şahıs ve kip kalıplarına girebilen mutasarrıf fiiller ve bu çekimlerin tamamına ya da bir kısmına giremeyen, kalıbı donmuş câmid fiiller.
Mutasarrıf fiil (الفعل المتصرِّف), mâzi, muzâri ve emir kalıplarına serbestçe giren fiildir. Câmid fiil (الفعل الجامد) ise belirli bir kalıba kilitlenmiş, tam çekimi yapılamayan fiildir. Bu ayrım sarf ilminin temel meselelerinden biridir.
Türleri ve Kuralları
- Tam mutasarrıf (متصرِّف تامّ): Mâzi, muzâri ve emir kalıplarının üçüne de girer. Örnek: كَتَبَ – يَكْتُبُ – اُكْتُبْ (yazdı – yazıyor – yaz).
- Nakıs mutasarrıf (متصرِّف ناقص): Mâzi ve muzâri kalıplarına girer; ancak emirden yoksundur. كادَ ve diğer emsâl-i mukârebe fiilleri bu gruba girer. Örnek: كادَ – يَكادُ (az kaldı – az kalıyor); emir kalıbı kullanılmaz.
- Câmid fiil (الفعل الجامد): Yalnızca tek bir kalıba kilitlidir; diğer çekimler kullanılmaz.
- Yalnızca mâzide câmid olanlar: نِعْمَ، بِئْسَ، عَسَى، لَيْسَ، حَبَّذَا. Bu fiillerin muzârisi ve emiri gelmez.
- Yalnızca muzâride câmid olanlar: يَهيطُ، يَذَرُ، يَدَعُ gibi nadir fiiller; mâzileri hazmolmamış ya da kullanım dışı kalmıştır.
- Anlam gereği câmid olanlar: طَالَ، قَلَّ، كَثُرَ gibi bazı fiiller, belirli kalıplarda deyimleşerek câmid hâle gelmiştir.
- Câmid fiiller masdar türetmeye de genellikle elverişli değildir; bu yüzden el-Galâyînî onları "asıl biçimde donmuş" (جامد على صورة واحدة) olarak tanımlar.
Kur'an'dan Örnekler
نِعْمَ الْعَبْدُ إِنَّهُۥٓ أَوَّابٌ (Sâd 38/44) — "O ne güzel bir kuldur; doğrusu o çok dönendir." İ'râb: نِعْمَ câmid bir mâzi fiildir; muzârisi ve emiri gelmez. الْعَبْدُ fâil olup merfûdur; medhedilen şeye delâlet eden mahzûf bir mübtedânın haberi konumundaki cümle, câmid fiilin kalıbını değiştirme imkânı vermez.
وَعَسَىٰٓ أَن تَكْرَهُوا۟ شَيْـًٔا وَهُوَ خَيْرٌ لَّكُمْ (Bakara 2/216) — "Olur ki bir şeyi sevmezsiniz, oysa o sizin için hayırlıdır." İ'râb: عَسَىٰ câmid bir mâzi fiildir; muzârisi kullanılmaz. Burada fâili konumunda أَن تَكْرَهُوا müevvel masdar tâkımı olup mahallen merfûdur; câmid olduğundan bu fiilin muzâri çekimine Kur'an'da yer verilmez.
وَكَادَ يَزِيغُ قُلُوبُ فَرِيقٍ مِّنْهُم (Tevbe 9/117) — "İçlerinden bir grubun kalpleri neredeyse kayıyordu." İ'râb: كَادَ nakıs mutasarrıf bir fiildir; mâzi ve muzârisi gelir (يَكادُ), fakat emir kalıbı mevcut değildir. يَزِيغُ قُلُوبُ kısmı, كَادَ'ın haberi olan muzâri cümlesini oluşturur; قُلُوبُ isim cümlesinin fâili olarak merfûdur.
Notlar
- İbn Mâlik, Elfiyye'sinde câmid fiilleri "mâzide durağan olanlar" şeklinde ele alır ve نِعْمَ، بِئْسَ، عَسَى، لَيْسَ'i bu başlık altında zikreder.
- لَيْسَ fiili, Basra ekolüne göre câmid mâzi; Kûfe ekolüne göre ise harf hükmündedir. Her iki görüşte de muzâri çekimi kabul görmez.
- Mutasarrıf–câmid ayrımı, fiilden isim ve masdar türetme (iştikak) meselesini doğrudan etkiler; câmid fiillerden düzenli iştikak yapılamaz.