Arapça Gramer › Sarf › İsmin halleri

Nisbet (nisbet yâ'sı)

النَّسَب

Nisbet (نسب), bir ismin sonuna şeddeli yâ (ـيّ) eklenerek o isme ait olma, o isimle ilişkili bulunma anlamı taşıyan sıfat türetme işlemidir. Bu ekleme sırasında kelimenin orijinal yapısına göre belirli ses değişiklikleri uygulanır.

Nisbet (النَّسَب), bir ismin sonuna ـيّ (şeddeli nisbet yâ'sı) getirilerek o isimle ilgi, mensubiyet veya aitlik bildiren sıfat türetme sürecidir. Elde edilen bu kelimeye mensûb (منسوب) denir. Örneğin مَدِينَة (şehir) isminden مَدَنِيّ (şehirli, medenî) türetilir.

Türleri / Kuralları

  • Sonu açık tâ-i terbiye (ة) ile biten kelimeler: Tâ-i terbiye düşürülür, nisbet yâ'sı eklenir. جَنَّة → جَنِّيّ, مَكَّة → مَكِّيّ.
  • Sonu elif-i maksûre (ى) ile biten kelimeler: Üç harfliyse elif vâv'a çevrilir: فَتًى → فَتَوِيّ; dört ve üzeri harfliyse elif hazfedilir: مُصطَفَى → مُصطَفِيّ.
  • Sonu elif-i memdûde (اء) ile biten kelimeler: Hemze vâv'a çevrilir: سَمَاء → سَمَاوِيّ, صَحرَاء → صَحرَاوِيّ.
  • İkinci hecesi harekeli üç harfli kelimeler: Orta harf sâkin kılınarak nisbet yapılır: دَوْلَة → دُوَلِيّ / دَوْلِيّ.
  • Sonunda nisbet yâ'sı bulunan kelimeler: İkinci bir yâ eklenmez; yâ üzerine şedde getirilir ya da asıl kelimede fark korunur.
  • Tesniye ve cemi sîga-i münteha'l-cumû'dan nisbet: Tesniye eki kaldırılarak müfrede dönülür; cemi'-i mükesser çoğu zaman müfredi alınır: أَنبِيَاء → نَبَوِيّ.
  • Mansûb kelimeye i'râb: Mensûb isim sıfat işlevi gördüğünden mevsufuna cinste, sayıda ve i'râbda uyar.

Kur'an'dan Örnekler

وَإِنَّهُ لَتَنزِيلُ رَبِّ الْعَالَمِينَ ﴿١٩٢﴾ نَزَلَ بِهِ الرُّوحُ الْأَمِينُ ﴿١٩٣﴾ عَلَىٰ قَلْبِكَ لِتَكُونَ مِنَ الْمُنذِرِينَ ﴿١٩٤﴾ بِلِسَانٍ عَرَبِيٍّ مُّبِينٍ — Şuarâ 26:195 — "Apaçık Arapça bir dil ile." İ'râb: عَرَبِيٍّ kelimesi عَرَب (Arap) ismine nisbet yâ'sı getirilerek türetilmiş mensûb sıfat olup لِسَان kelimesinin sıfatı (na't) olarak mecrûr, tenvînli gelmiştir (نَعْتٌ مَجرورٌ بالكسرة).

مَا كَانَ إِبْرَاهِيمُ يَهُودِيًّا وَلَا نَصْرَانِيًّا وَلَٰكِن كَانَ حَنِيفًا مُّسْلِمًا — Âl-i İmrân 3:67 — "İbrâhim ne Yahudi ne de Hristiyan idi; aksine o, hanîf bir Müslümandı." İ'râb: يَهُودِيًّا ve نَصرَانِيًّا, كَانَ fiilinin haberi olarak mensûb (nasb hâlinde) ve mensûb sıfat kalıbındadır. يَهُود ve نَصرَى isimlerine nisbet yâ'sı getirilmiştir; نَصرَى'daki elif-i maksûre hazfedilerek نَصرَانِيّ elde edilmiştir.

وَهُوَ الَّذِي أَنشَأَ جَنَّاتٍ مَّعرُوشَاتٍ وَغَيرَ مَعرُوشَاتٍ وَالنَّخلَ وَالزَّرعَ مُختَلِفًا أُكُلُهُ وَالزَّيتُونَ وَالرُّمَّانَ مُتَشَابِهًا وَغَيرَ مُتَشَابِهٍ ۚ كُلُوا مِن ثَمَرِهِ إِذَا أَثمَرَ وَآتُوا حَقَّهُ يَومَ حَصَادِهِ وَلَا تُسرِفُوا ۚ إِنَّهُ لَا يُحِبُّ الْمُسرِفِينَ — Bak. Bunun yerine daha net bir örnek: إِنَّا جَعَلنَاهُ قُرآنًا عَرَبِيًّا لَّعَلَّكُم تَعقِلُونَ — Zuhruf 43:3 — "Şüphesiz Biz onu Arapça bir Kur'an kıldık ki anlayasınız." İ'râb: عَرَبِيًّا, جَعَلنَاهُ fiilinin ikinci mef'ûlü (mef'ûlün bih sânî) ya da قُرآنًا'nın sıfatı olarak mansûb gelmiştir. عَرَب ismine nisbet yâ'sı eklenerek "Arapça, Araplara ait" anlamı kazandırılmıştır.

Notlar

  • Nisbet yâ'sı eklenmeden önce kelimenin sonundaki bazı harfler değiştiğinden, klasik sözlük çalışmalarında mensûb kelimelerin asıl köküne dikkat edilmelidir.
  • Bazı nisbetler zamanla kalıplaşmış (câmid) sıfat hâline gelmiş ve artık müstakil kelime olarak kullanılmaktadır: إنسانِيّ، سَمَاوِيّ، أرضِيّ gibi.
  • Kur'ân-ı Kerîm'de nisbet sıfatları çoğunlukla ilâhî sıfatları, peygamberlerin nispetlerini ve dillerin mensubiyetini ifade etmek için kullanılmıştır.
Kaynak: Tek Kaynak Arapça gramer verisi. Eğitim ve araştırma amaçlıdır.
Munsarif ve gayr-ı munsarif
Munsarif isim Memnû' mine's-sarf