Masdar mîmî
المصدر الميمي
Masdar mîmî, başına ziyade bir mîm (م) harfi getirilerek türetilen ve sıradan masdarla aynı anlama gelen —yani bir fiilin ifade ettiği soyut olayı veya oluşu karşılayan— bir isim türevidir; sülâsî fiillerden ve bir bölüm mezîd fiillerden kıyas yoluyla yapılır ve kalıbı genellikle مَفْعَل / مَفْعِل şeklindedir.
Masdar mîmî (المصدر الميمي), başındaki ziyade mîm harfiyle ayırt edilen ve kendisinden türetildiği fiilin gösterdiği olay ya da oluşu ifade eden bir isim türevidir. Sıradan masdardan (المصدر الأصلي) anlam bakımından farkı yoktur; ancak bazen sıradan masdarın yerini tutmak yerine o masdardan daha yaygın biçimde kullanılır. İsm-i mekân ve ism-i zamanla aynı vezni paylaşır; bunların birbirinden ayrılması çoğunlukla siyak ve sibaka (bağlama) göre yapılır.
Türleri ve Yapım Kuralları
- Sülâsî mücerred fiillerden: مَفْعَل veya مَفْعِل kalıbıyla gelir. Fiilin aynı kalıplardan gelen ism-i mekânı da olduğundan ikisi arasındaki ayrım bağlama göre belirlenir. Örnek: رَجَعَ → مَرْجِع (dönüş); ذَهَبَ → مَذْهَب (gidiş, yol).
- Misal (و ile başlayan) sülâsî fiillerden: Fâ harfi (و) düşürülerek مَفْعِل vezniyle gelir. Örnek: وَعَدَ → مَوْعِد (vaat, buluşma zamanı).
- Mezîd fiillerden: İlgili fiilin muzâri kalıbından bâbın harfleri korunarak başına mîm getirilir ve son harften önceki harf meftûh yapılır (مَفْعَل kıyasına uygun). Örnek: أَكْرَمَ → مُكْرَم (ikram etme). Bu kalıp ism-i mef'ûlle karışabileceğinden dikkat gerekir; bağlam belirleyicidir.
- İsm-i mekân ve ism-i zamandan ayrımı: مَرْجِع kelimesi "dönüş eylemi" anlamında kullanıldığında masdar mîmîdir; "dönülen yer" anlamında kullanıldığında ism-i mekân olur.
Kur'an'dan Örnekler
إِلَى اللَّهِ مَرْجِعُكُمْ جَمِيعًا — el-Mâide 5:105. Türkçe anlamı: "Hepinizin dönüşü Allah'adır." İ'râb: إِلَى اللَّهِ câr-mecrûr, haber olarak mukaddem (öne geçirilmiş); مَرْجِعُكُمْ mübtedâ, muahhar (sonraya bırakılmış), merfû; مَرْجِع burada masdar mîmî olup "dönüş eylemi" anlamındadır ve رَجَعَ fiilinden مَفْعِل vezninde türetilmiştir; كُمْ zamiri muzâfun ileyh konumunda mecrûrdur.
وَإِلَيْهِ الْمَصِيرُ — el-Mâide 5:18. Türkçe anlamı: "Dönüş yalnızca O'nadır." İ'râb: إِلَيْهِ câr-mecrûr, haber olarak mukaddem; الْمَصِيرُ mübtedâ muahhar, merfû; مَصِير, صَارَ fiilinin ecvef (vavî) sülâsîsinden gelen masdar mîmîdir, مَفْعِل aslından kalb ve idğam süreçleriyle مَصِير biçimini almıştır; "varış, son varılacak yer/durum" anlamında masdar olarak kullanılmıştır.
إِنَّ إِلَىٰ رَبِّكَ الرُّجْعَىٰ ile kıyasla: وَأَنَّ إِلَىٰ رَبِّكَ الْمُنتَهَىٰ — en-Necm 53:42. Türkçe anlamı: "Son varış noktası yalnızca Rabbinedir." İ'râb: الْمُنتَهَىٰ, انْتَهَىٰ (ifti'âl babı) fiilinden türetilmiş masdar mîmîdir; مَفْعَل kıyasına göre مُنْتَهَى gelmiş, "son bulma, bitiş noktası" anlamıyla masdar değeri taşır; أَنَّ'nin ismi olarak mansûb, ancak maksar (elif-i maksûra ile biten) olduğundan harekesi takdirîdir.
Notlar
- Masdar mîmî, ism-i mekân ve ism-i zamanla aynı vezni paylaştığı için klasik gramer âlimleri bu üçünü birlikte ele almış; aralarındaki ayrımı büyük ölçüde cümledeki anlam ve bağlama bırakmıştır.
- el-Galâyînî, Câmiu'd-Dürûs'ta masdar mîmîyi "fiilin delâlet ettiği hadese mîm-i zâide ile işaret eden isim" şeklinde tarif eder ve ism-i mekân ile karışmaması için bağlam kriterini esas alır.
- İbn Mâlik, Elfiyye'sinde masdar mîmîyi ayrı bir başlıkta incelememiş; ism-i mekân ve ism-i zamanla aynı bölümde müzâkere etmiştir; bu da kalıpların ortaklığını göstermektedir.