Arapça Gramer › Sarf › Sarf olayları (tasrîfî değişimler)

Hemze yazımı (resmü'l-hemze)

كتابة الهمزة

Hemze yazımı (resmü'l-hemze), Arapçada boğaz sesi olan hemzenin (ء) kelime içindeki konumuna ve harekesine göre elif (ا), vav (و), ya (ي) harfleri üzerine ya da satır üzerine (hemze-i müfrede) yazılmasını belirleyen sarf kurallarının bütünüdür.

Hemze (ء), Arapçanın en çok kural içeren harflerinden biridir. Kelimede bulunduğu konuma (baş, orta, son) ve kendisinin ile komşu hecelerin harekelere göre hangi "koltuk" harfi üzerine oturacağı ya da bağımsız yazılacağı belirlenir. Bu belirleme klasik sarfın temel meselelerinden biri olup el-Galâyînî'nin Câmiu'd-Dürûs adlı eserinde ayrıntılı biçimde ele alınmıştır.

Türleri ve Yazım Kuralları

  • Kelime başındaki hemze (hemzetü'l-vasıl ve hemzetü'l-kat'): Kelime başında hemze daima elif (أ / إ) üzerine yazılır. Üstün veya ötre taşıyorsa أ, esre taşıyorsa إ şeklinde gösterilir.
  • Kelime ortasındaki hemze: Hemze ve komşu hecenin harekeleri değerlendirilir; en "güçlü" harekeli olan koltuk tercih edilir. Güç sıralaması: kesre (ya ئ) > ötre (vav ؤ) > üstün (elif أ) > sükûn (yine önceki harekeli harfe göre). Örnek: سُئِلَ (kesre baskın → ya koltuğu), يَسْأَلُ (sükûnlu harf + üstün → elif koltuğu).
  • Kelime sonundaki hemze: Kendisinden önceki harfin harekesine göre koltuk belirlenir. Önceki harf: sakin ise hemze bağımsız (ء) yazılır; kesreli ise ya (ئ); ötreli ise vav (ؤ); üstünlü ise elif (أ) koltuğuna oturur.
  • Hemze-i müfrede (bağımsız hemze): Yukarıdaki kuralların hiçbirinin koltuk gerektirmediği durumlarda hemze satır üstüne bağımsız olarak (ء) yazılır. Örneğin kelime sonu sakin öncesi: جُزْء.
  • Hemzetü'l-vasl: Yalnızca telaffuzda var olan, yazıda elif görünen bu hemze (ٱ) öncesinde sesli bir harf geldiğinde okunmaz; özel işaretle (vasle) gösterilir. Mastar-ı mîmî, ef'al vezni gibi formlar ile belirlilik takısı (ال) bu türdendir.

Kur'an'dan Örnekler

أَعُوذُ بِاللَّهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ — (çeşitli âyetlerde geçen sığınma ifadesi) — "Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım." İ'râb: أَعُوذُ fiilinin başındaki hemze, kelime başı hemze-i kat' olup elif (أ) üzerine üstün/ötre ile yazılmıştır; mütekellik fâili gizli (أنا) olup mahallen merfûdur.

وَإِذَا سَأَلَكَ عِبَادِي عَنِّي فَإِنِّي قَرِيبٌ — Bakara 2:186 — "Kullarım sana benden sorarlarsa, şüphesiz ben yakınım." İ'râb: سَأَلَ fiilinin ortasındaki hemze, sükûnlu (س) sonrası üstün (أَ) harekesiyle geldiğinden elif koltuğuna (أ) oturtulmuştur. عِبَادِي fâil olup merfû, yâ zamiri muzâfun ileyh olarak mecrûrdur.

يَسْأَلُونَكَ عَنِ الْأَنْفَالِ — Enfâl 8:1 — "Sana ganimet malları hakkında soruyorlar." İ'râb: يَسْأَلُونَ fiilinde hemze, sükûnlu (س) sonrası üstün harekeli olduğu için elif koltuğuna (أ) yazılmıştır. Vav'ü'l-cemâa fâil olup mahallen merfûdur; الْأَنْفَالِ câr-mecrûr zarf-ı istitrâd konumundadır.

قَالَتِ امْرَأَتُ الْعَزِيزِ — Yusuf 12:51 — "Aziz'in karısı dedi ki." İ'râb: امْرَأَتُ kelimesindeki başlangıç hemzesi hemzetü'l-vasl'dır; öncesinde sesli harf (تِ) geldiğinden telaffuzda düşmüş, vasle işaretiyle gösterilmiştir. امْرَأَتُ fâil olarak merfû; الْعَزِيزِ muzâfun ileyh olarak mecrûrdur.

Notlar

  • Kur'an-ı Kerim'in Osmanlı hattındaki resmî imlası (resm-i Osmânî) zaman zaman bu kurallara uymayan tarihî yazımları korur; bu durum kural ihlali değil, Hz. Osman mushafına bağlılığın gereğidir.
  • Hemze yazımı yalnızca sarf değil, aynı zamanda imlâ ilminin (علم الإملاء) de temel meselelerindendir; modern Arapça öğretiminde her iki disiplin birlikte ele alınır.
  • İbn Mâlik, Elfiyye'sinde hemze konusunu bâbü'l-ibtidâ ve fiil tasrifi bahislerinde işlemiş; el-Galâyînî ise Câmiu'd-Dürûs'ta "hemze yazımı" başlığıyla müstakil kural setleri halinde sunmuştur.
Kaynak: Tek Kaynak Arapça gramer verisi. Eğitim ve araştırma amaçlıdır.
Munsarif ve gayr-ı munsarif
Munsarif isim Memnû' mine's-sarf