Şart cümlesi
جملة الشرط
Şart cümlesi (جملة الشرط), bir koşul ve bu koşula bağlı sonuçtan oluşan; şart edatı, şart fiili (فعل الشرط) ve cevap cümlesinin (جواب الشرط) bir araya gelmesiyle kurulan bileşik cümle yapısıdır. Klasik Arap gramerinde şart edatları cezmedici (جازمة) ve cezmedici olmayan (غير جازمة) olmak üzere iki ana gruba ayrılır.
Şart cümlesi, bir eylemin ya da durumun gerçekleşmesini başka bir eylemin ya da durumun gerçekleşmesine bağlayan bileşik cümle yapısıdır. Yapı üç temel unsurdan oluşur: şart edatı (أداة الشرط), şart edatından sonra gelen ve koşulu bildiren şart fiili (فعل الشرط) ile koşul gerçekleştiğinde ortaya çıkacak sonucu bildiren cevap cümlesi (جواب الشرط / جملة الجزاء).
Türleri ve Temel Kuralları
- Cezmedici şart edatları (أدوات الشرط الجازمة): Hem şart fiilini hem de cevap fiilini cezm eder. Başlıcaları: إِنْ، مَنْ، مَا، مَهْمَا، أَيْنَمَا، مَتَى، أَيُّ، إِذْمَا. Bunlar arasında en temel ve en çok kullanılanı إِنْ harfidir.
- Cezmedici olmayan şart edatları (أدوات الشرط غير الجازمة): Fiili cezmetmez, kendi anlam özelliğiyle koşul bildirir. Başlıcaları: لَوْ، لَوْلَا، لَمَّا، كُلَّمَا. Bunlardan لَوْ geçmişte gerçekleşmemiş bir koşulu (امتناعية), لَوْلَا ise engelleyici koşulu (امتناع لوجود) ifade eder.
- Şart ve cevap fiillerinin zaman uyumu: Her iki fiil de mâzî veya muzâri olabilir; cezmedici edatlar kullanıldığında muzâri fiil meczum okunur. Cevap cümlesi isim cümlesi ya da olumsuz bir yapı ise başına فَ (فاء الجزاء / فاء الرابطة) getirilmesi zorunludur.
- Cevap cümlesinin hazfedilmesi: Bağlam açık olduğunda cevap cümlesi hazfedilebilir; bu durumda mahzuf cevaba işaret eden bir delil bulunması gerekir.
- Şart cümlesinin genel i'râbı: Şart edatı harf olduğunda mahalli yoktur. مَنْ ve مَا gibi isim olan şart edatları ise cümledeki konumlarına göre (fâil, mef'ûl, mübtedâ vb.) mahallen merfû, mansûb ya da mecrûr olurlar.
Kur'an'dan Örnekler
إِنْ تَنصُرُوا اللَّهَ يَنصُرْكُمْ (Muhammed, 47:7) — "Eğer Allah'a (dinine) yardım ederseniz O da size yardım eder." İ'râb: إِنْ cezmedici şart harfi; تَنصُرُوا şart fiili, meczum (nûnun hazfıyla); fâili müstatir zamiri أَنتُم; اللَّهَ mef'ûlün bih, mansûb. يَنصُرْكُمْ cevap fiili, meczum (sükûnla); fâili müstatir zamiri هُوَ; كُمْ mef'ûlün bih, mahallen mansûb.
مَنْ يَعْمَلْ سُوءًا يُجْزَ بِهِ (en-Nisâ, 4:123) — "Kim kötülük yaparsa onunla cezalandırılır." İ'râb: مَنْ isim olan cezmedici şart edatı, mübtedâ mahallinde merfû. يَعْمَلْ şart fiili, meczum (sükûnla); fâili مَنْ'e dönen müstatir zamir. سُوءًا mef'ûlün bih, mansûb. يُجْزَ cevap fiili, meczum (elif hazfiyla); mebnî için merfû değil meczumdur; بِهِ câr-mecrûr. Şart ve cevap cümlesinin tamamı مَنْ'in haberi mahallinde.
لَوْ كَانَ فِيهِمَا آلِهَةٌ إِلَّا اللَّهُ لَفَسَدَتَا (el-Enbiyâ, 21:22) — "Eğer ikisinde (yer ve gökte) Allah'tan başka ilahlar olsaydı, ikisi de bozulup giderdi." İ'râb: لَوْ geçmişte gerçekleşmemiş koşul harfi (حرف امتناع لامتناع), cezm işlevi yoktur. كَانَ şart fiili, mâzî; فِيهِمَا câr-mecrûr, كَانَ'ın haberine müteallık ya da mahallen mansûb haber; آلِهَةٌ كَانَ'ın ismi, merfû. إِلَّا اللَّهُ istisna, bedel veya sıfat olarak merfû. لَفَسَدَتَا lâm-ı vâkıa ile başlayan cevap cümlesi; فَسَدَتَا mâzî fiil, fâili müsennâ zamiri تَا.
Notlar
- Cevap cümlesi fiil cümlesi değil isim cümlesi, olumsuz (لَا، لَمْ، لَنْ ile başlayan), emir ya da nehiy cümlesi olduğunda فَ (فاء الرابطة) zorunludur: إِنْ أَحْسَنتَ فَأَنتَ مَحْمُودٌ.
- Şart edatı إِنْ ile مَا birleşince إِمَّا oluşur ve pekiştirme anlamı kazanır; bu durumda cevap cümlesinde فَ getirilmesi yaygındır.
- Kur'ân-ı Kerîm'de şart yapıları son derece sık kullanılır; bilhassa إِنْ, مَنْ ve لَوْ ile kurulan şart cümleleri hem hukuki hem de kelâmî hükümlerin ifadesinde temel araç işlevi görür.