Harf-i cer
حروف الجرّ
Harf-i cer, kendisinden sonra gelen ismi (ya da isim yerine geçen kelimeyi) esre (kesra) veya bunun yerine geçen bir harekede mecrûr kılan, isimle fiil ya da isimle isim arasındaki çeşitli anlam ilişkilerini (zarfiyet, ilgi, sebep, birliktelik vb.) kuran Arapça edatlardır. Câr-mecrûr birliği nahiv açısından tek sözdizimsel birim sayılır ve cümledeki diğer unsurlara taalluk eder.
Harf-i cerler (حروف الجرّ), kendilerinden sonra gelen ismi mecrûr yapan ve bu isimle fiilin, ismin ya da müştakkın arasında mekân, zaman, sebep, iştirâk, mülkiyet, karşılık, ayrılma ve benzeri anlam bağları kuran harflerdir. Bunlara harfü'l-cerr veya eski terminolojide harfü'l-hâfd da denir. Câr (çeken edat) ile mecrûr (çekilen isim) birlikte câr-mecrûr terkibini oluşturur ve bu terkip taalluk ettiği unsura bağlıdır; taalluk edecek unsur hazfedilmişse mahzûf olarak takdîr edilir.
Başlıca Harf-i Cerler ve Anlamları
- مِنْ — min: başlangıç noktası (ibtidâ-i gāye), cins belirtme (teb'îz veya beyân)
- إِلَى — ilâ: bitiş noktası (intihâ-i gāye), yönelme
- عَنْ — an: uzaklaşma, ayrılma (mücâveze)
- عَلَى — alâ: üstte olma (istilâ), yükümlülük
- فِي — fî: zarfiyet (zaman ve mekânda içerilme)
- الْبَاءُ — bâ: beraberlik (müsâhabet), araç-gereç (istiane), yapışma (ilsâk)
- اللَّامُ — lâm: mülkiyet (milk), amaç (taʿlîl), nispet
- الْكَافُ — kâf: benzetme (teşbîh)
- حَتَّى — hattâ: gāye (bitiş sınırı); مُذْ، مُنْذُ: zaman başlangıcı; رُبَّ: az bulunma veya çokluk (teksîr); وَاوُ الْقَسَمِ، تَاءُ الْقَسَمِ: yemin
Temel Kurallar
- Harf-i cer, yalnızca isimlere (veya isim yerine geçen masdara, zamirlere) girer; fiillere doğrudan girmez.
- Câr-mecrûr terkibi, bir fiile, sıfata ya da anlam itibariyle var olan mahzûf bir fiile (müstakarr veya kâin) taalluk eder.
- Mecrûrun harekesi genellikle esre (kesra)dır; kırılmayan (gayri munsarif) isimlerde fetha, zamirde ise kelimenin aslî şekli esre yerine geçer.
- رُبَّ ve وَاوُ رُبَّ yalnızca nekra isimlere girer ve ibtidâda kullanılır.
Kur'an'dan Örnekler
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ — Fâtiha 1:1 — "Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın adıyla." İ'râb: بِ harf-i cerdir; اسْمِ mecrûrdur, câr-mecrûr terkibi mahzûf bir fiile (أبدأُ / أقرأُ) taalluk eder. اللَّهِ muzâfun ileyh olup mecrûrdur; الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ sıfat olarak mecrûrdur.
وَلِلَّهِ مَا فِي السَّمَاوَاتِ وَمَا فِي الْأَرْضِ — Âl-i İmrân 3:109 — "Göklerde ve yerde ne varsa Allah'ındır." İ'râb: لِلَّهِ: lâm harf-i cerdir, اللَّهِ mecrûrdur; câr-mecrûr mübtedânın haberi konumunda mahzûf bir müstakarr fiiline taalluk eder. فِي السَّمَاوَاتِ: fî harf-i cerdir, السَّمَاوَاتِ mecrûrdur; câr-mecrûr, مَا'nın sılasındaki mahzûf fiile taalluk eder. Aynı tahlil فِي الْأَرْضِ için de geçerlidir.
فَاخْرُجْ مِنْهَا فَإِنَّكَ رَجِيمٌ — Hicr 15:34 — "Çık oradan; çünkü sen kovulmuşsun." İ'râb: مِنْ harf-i cerdir (ibtidâ-i gāye anlamında); هَا zamiri mecrûr olup مِنْ'e bağlıdır; câr-mecrûr terkibi اخْرُجْ fiiline taalluk eder.
Notlar
- Harf-i cerler bazı kaynaklarda öz anlamlarıyla (hakîkî), bazılarında ise mecâzî veya zâid olarak kullanılır; رُبَّ zâid olduğunda mecrûr yaptığı isim aslında mübtedâ konumunda değerlendirilir.
- el-Galâyînî Câmiu'd-Dürûs'ta harf-i cerleri anlamlarına göre sınıflandırarak her birinin birden fazla kullanımını ayrıntılandırır; İbn Mâlik ise Elfiyye'de onları vezin-i mahsûsunda sayarak nahiv hükümlerini manzum biçimde özetler.
- Câr-mecrûr terkibinin taalluk ettiği unsur bazı dilcilere göre zorunlu olarak zikredilmeli, diğerlerine göre bağlamdan anlaşılıyorsa mahzûf bırakılabilir; Kur'an'ın pek çok âyeti ikinci görüşün örneklerini sunar.