İsm-i fâil
اسم الفاعل
İsm-i fâil (اسم الفاعل), bir fiilin gösterdiği eylemi sürekli ya da belirli bir zamanda yapan özneyi ifade eden ve fiilden türetilen bir isim kalıbıdır; sülâsî mücerretten فَاعِل vezninde, mezîdün-fîh fiillerden ise ilgili muzâriin başındaki harf-i muzâraa yerine mîm getirilerek ve son harften önceki harfin kesresiyle yapılır.
İsm-i fâil (اسم الفاعل), bir fiilin ifade ettiği eylemi gerçekleştiren özneyi kalıcı veya geçici bir sıfat olarak niteleyen türevli isimdir. Sarf ilminde müştakkât (türevler) başlığı altında yer alır ve hem isim hem sıfat işlevi görebilir. Müzekker, müennes, müfret, tesniye ve cemi' çekimleri yapılır; ayrıca amil olarak fâil ve mef'ûl alabilir.
Türleri ve Yapım Kuralları
- Sülâsî mücerretten: فَعَلَ kalıbından فَاعِل vezninde yapılır. Örnek: كَتَبَ → كَاتِب (yazan), عَلِمَ → عَالِم (bilen).
- Sülâsî mezîdün-fîh ve rubâî fiillerden: Fiilin muzâri çekimindeki harf-i muzâraa (ي) yerine مـ (mîm-i meksûre) getirilir ve âhirden önceki harf kesre alır. Örnek: أَسْلَمَ → يُسْلِمُ → مُسْلِم (müslüman olan), اسْتَغْفَرَ → يَسْتَغْفِرُ → مُسْتَغْفِر (bağışlanma dileyen).
- Müennes yapımı: Müzekker ism-i fâilin sonuna ة (tâ-i merbûta) eklenir: كَاتِب → كَاتِبَة.
- Cemi' çekimleri: Sülâsî فَاعِل kalıbı genellikle kırık çoğul olarak فَوَاعِل (müennes için) veya فَاعِلُون / فَاعِلِين (akıllı müzekker için) şeklinde çoğullanır.
- Amel etmesi: İsm-i fâil, isim cümlesinde mübtedâ ya da haber konumundayken veya kendisinden önce nefiy, istifhâm, أل yahut muzâfün-ileyh bulunduğunda fâil ve mef'ûl alarak fiil gibi amel edebilir.
Kur'an'dan Örnekler
وَاللَّهُ بِكُلِّ شَيْءٍ عَلِيمٌ (el-Bakara 2:282) — "Allah her şeyi hakkıyla bilendir." İ'râb: عَلِيمٌ, فَعِيل vezninde mübalağa ism-i fâili olup اللَّهُ mübtedâsının haberi, merfû' ve tenvînlidir. Câr-mecrûr olan بِكُلِّ شَيْءٍ ise ism-i fâilin şibh-i cümle mef'ûlü konumundadır.
إِنَّ اللَّهَ غَفُورٌ رَّحِيمٌ (el-Bakara 2:173) — "Şüphesiz Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir." İ'râb: غَفُورٌ ve رَحِيمٌ, ikisi de فَعُول ve فَعِيل vezinlerinde mübalağa ism-i fâilleridir; إِنَّ'nin isminden sonra peş peşe gelen iki haber, merfû' ve tenvînlidirler.
وَالْمُقِيمِينَ الصَّلَاةَ وَالْمُؤْتُونَ الزَّكَاةَ (en-Nisâ 4:162) — "(Onlar) namazı dosdoğru kılanlar ve zekâtı verenlerdir." İ'râb: الْمُقِيمِينَ, أَقَامَ fiilinden gelen ism-i fâil (مُفْعِل kalıbı), mansûb; الصَّلَاةَ ise ism-i fâilin ameli sonucu mef'ûlün-bih olarak mansûbdur. الْمُؤْتُونَ ise آتَى'dan gelen ism-i fâil, merfû' ve الزَّكَاةَ onun mef'ûlüdür.
Notlar
- İsm-i fâil ile sıfat-ı müşebbehe (الصفة المشبهة) zaman zaman karıştırılır. İsm-i fâil geçici ve değişken bir eylemi nitelerken sıfat-ı müşebbehe kalıcı ve sabit bir niteliği ifade eder: ضَارِب (vuran, geçici) ~ حَسَن (güzel, kalıcı).
- Mübalağa ism-i fâili (صيغة المبالغة), eylemin çokluk ve süreklilik ifade etmesi gerektiğinde kullanılır: فَعَّال، فَعُول، فَعِيل، مِفْعَال، فَعِل gibi vezinler bu amaçla yaygındır.
- El-Galâyînî, Câmiu'd-Dürûs'ta ism-i fâilin amel şartlarını; İbn Mâlik ise Elfiyye'nin "bâbu ism-i fâil" bölümünde mufassal olarak ele almıştır.