Sülâsî mücerred bablar
أبواب الثلاثيّ المجرَّد
Sülâsî mücerred bablar, kök harfleri üç olan ve zaid harf taşımayan fiillerin, ikinci (ayn) ve üçüncü (lam) kök harflerinin harekelerine göre sınıflandırıldığı altı temel bab sistemidir; bu sistem, bir fiilin mâzî, muzâri ve masdar kalıplarını belirler.
Arapçada kök harfleri yalnızca üç asıl harften oluşan fiillere sülâsî mücerred (ثلاثيّ مجرَّد) denir. Bu fiillerin mâzî ve muzâri çekimlerindeki ayn ve lam harflerinin harekesi değişebildiğinden, gramerci ve sarf âlimleri söz konusu fiiileri altı ana bab altında toplamıştır. el-Galâyînî Câmiu'd-Dürûs'ta ve İbn Mâlik Elfiyye'sinde bu altı babı, mâzî–muzâri harekeleri çiftiyle adlandırır.
Altı Bab ve Özellikleri
- 1. Bab — فَعَلَ / يَفْعُلُ (فَعَلَ – يَفْعُلُ): Mâzîde fethalı, muzâride dammalı. Çoğunlukla geçişli ve geçişsiz hareket fiilleri. Örnek: نَصَرَ – يَنْصُرُ (yardım etti).
- 2. Bab — فَعَلَ / يَفْعِلُ (فَعَلَ – يَفْعِلُ): Mâzîde fethalı, muzâride kesralı. Yaygın geçişli fiiller. Örnek: ضَرَبَ – يَضْرِبُ (vurdu).
- 3. Bab — فَعَلَ / يَفْعَلُ (فَعَلَ – يَفْعَلُ): Mâzî ve muzâri ikisi de fethalı. Genellikle ayn veya lam harfi boğaz harfi (harf-i halk) olduğunda görülür. Örnek: فَتَحَ – يَفْتَحُ (açtı).
- 4. Bab — فَعِلَ / يَفْعَلُ (فَعِلَ – يَفْعَلُ): Mâzîde kesralı, muzâride fethalı. Çoğunlukla duygu, renk ve beden hâli bildiren fiiller. Örnek: عَلِمَ – يَعْلَمُ (bildi).
- 5. Bab — فَعُلَ / يَفْعُلُ (فَعُلَ – يَفْعُلُ): Mâzî ve muzâri ikisi de dammalı. Kalıcı sıfat veya tabiat anlamı taşıyan lazım fiiller; çoğunlukla geçişsizdir. Örnek: كَرُمَ – يَكْرُمُ (cömert oldu).
- 6. Bab — فَعِلَ / يَفْعِلُ (فَعِلَ – يَفْعِلُ): Mâzî ve muzâri ikisi de kesralı. En az kullanılan bab; yalnızca birkaç fiil bu kalıba girer. Örnek: حَسِبَ – يَحْسِبُ (saydı, zannettti).
Kur'an'dan Örnekler
وَنَصَرْنَاهُ مِنَ الْقَوْمِ الَّذِينَ كَذَّبُوا بِآيَاتِنَا — el-Enbiyâ 21:77 — "Onu, âyetlerimizi yalanlayanlar topluluğuna karşı yardım ettik." İ'râb: نَصَرْنَاهُ fiili 1. bab (نَصَرَ – يَنْصُرُ) kalıbından mâzî-i mebni; نَا fâil zamiri merfû, هُ mef'ûl bih mansûb mahallen.
وَإِذَا قَرَأْتَ الْقُرْآنَ جَعَلْنَا بَيْنَكَ وَبَيْنَ الَّذِينَ لَا يُؤْمِنُونَ بِالْآخِرَةِ حِجَابًا مَّسْتُورًا — el-İsrâ 17:45 — "Kur'an okuduğunda, seninle âhirete inanmayanlar arasına görünmez bir perde çekeriz." İ'râb: قَرَأْتَ fiili 3. bab (قَرَأَ – يَقْرَأُ) kalıbından; hemze boğaz harfi olduğundan mâzî ve muzâri harekesi fethadır. تَ fâil zamiri merfû, الْقُرْآنَ mef'ûl bih mansûb.
وَعَلِمَ اللَّهُ أَنَّكُمْ كُنتُمْ تَخْتَانُونَ أَنفُسَكُمْ — el-Bakara 2:187 — "Allah, nefsinize ihanet ettiğinizi bildi." İ'râb: عَلِمَ fiili 4. bab (عَلِمَ – يَعْلَمُ) kalıbından mâzî; اللَّهُ lafza-i celâl fâil olarak merfû. أَنَّكُمْ müevvel masdar terkibi mef'ûl bih mahallen mansûb.
Notlar
- Her fiilin hangi baba ait olduğunu kıyas yoluyla tespit etmek her zaman mümkün değildir; bu nedenle sözlük bilgisi (sem'î nakil) zorunludur.
- Masdar kalıpları babtan baba değişir: 1. bab için فَعْل / نُصْرَة, 4. bab için çoğunlukla فَعَل / عِلْم gibi kalıplar kullanılır; ancak bu da kıyasî değil sem'îdir.
- Muzâri başındaki يَ harfi meftûhdur; muzârinin harekelenmesi baba göre belirlenir ve bu, türevlerin (ism-i fâil, ism-i mef'ûl, mastar) doğru kurulması için temel referanstır.