Arapça Gramer › Sarf › Sarfın temelleri

Sarf ilmi ve konusu

علم الصَّرف

Sarf ilmi, Arapça kelimelerin kökten türeyişini, kalıplarını (vezinlerini), hareke değişikliklerini ve anlamsal dönüşümlerini inceleyen morfoloji bilimidir. Konusu; fiillerin çekimi, isimlerin türetilmesi, sağlam ve illetli köklerin kurala bağlanması gibi kelimenin iç yapısına dair her türlü değişimi kapsar.

Sarf ilmi (علم الصَّرف), Arapçada kelimelerin kökten başlayarak nasıl biçimlendiğini, hangi vezinlere (kalıplara) girdiğini, bu süreçte hareke ve harflerin nasıl değiştiğini araştıran ilimdir. "Sarf" sözcüğü sözlükte "çevirmek, döndürmek" anlamına gelir; terim olarak ise kökteki harfleri belirli kalıplara döküp yeni anlamlar elde etme işlemine denir. Nahiv kelimelerin cümle içindeki ilişkilerini (i'râbı) ele alırken sarf, kelimenin kendi iç yapısını inceler; bu sebeple sarf, nahvin temeli ve ön şartı sayılmıştır.

Sarfın Konusu ve Temel Kavramları

  • Kök (مَصْدَر / جَذْر): Genellikle üç harfli asıl kök; tüm türevlerin dayandığı temel birimdir.
  • Vezin (وَزْن): Kelimelerin biçim kalıpları; فَعَلَ، فَاعِل، مَفْعُول gibi standart ölçüler.
  • Türetme (اشتقاق): Kökten isim, sıfat, masdar, ism-i fâil, ism-i mef'ûl, fiil gibi yeni kelimelerin üretilmesi.
  • Fiil çekimi (تَصْرِيف الأَفْعَال): Fiilin mâzî, muzâri ve emir kalıplarında şahıs, cinsiyet ve sayıya göre değişimi.
  • Sağlam (صَحِيح) ve illetli (مُعْتَلّ) kökler: و، ي، أ harflerini barındıran köklerde uygulanan kural değişiklikleri.
  • İbdâl, idgam ve hazif: Kelime yapısını kolaylaştırmak için gerçekleştirilen ses değişimleri.

Kur'an'dan Örnekler

خَلَقَ الْإِنسَانَ مِنْ عَلَقٍ (el-Alak 96:2) — "İnsanı bir alak'tan yarattı." İ'râb: خَلَقَ fiili فَعَلَ vezninde sağlam geçişli bir mâzî fiildir; kök خ-ل-ق'dır. عَلَق ise aynı kökten değil, müstakil bir isim olup فَعَل veznindedir; câr-mecrûr konumunda مِن harf-i ceriyle bağlıdır ve mef'ûlü bittin hâline getiren fiilin nesnesini gösterir.

وَهُوَ الْغَفُورُ الْوَدُودُ (el-Burûc 85:14) — "O, çok bağışlayan, çok sevendir." İ'râb: الْغَفُورُ kelimesi غ-ف-ر kökünden فَعُول vezninde türetilmiş mübalağa ism-i fâilidir (sıga-i mübalağa); çok çok bağışlayan anlamı taşır. الْوَدُودُ de و-د-د kökünden aynı vezinde mübalağa sıfatıdır. Her ikisi هُوَ zamirinin haberi olup ref' halindedir.

وَمَا تَوْفِيقِي إِلَّا بِاللَّهِ (Hûd 11:88) — "Benim başarıya ulaşmam yalnızca Allah iledir." İ'râb: تَوْفِيق kelimesi و-ف-ق kökünün II. babından (tef'îl) türetilmiş masdar olup تَفْعِيل veznindedir; sarf açısından mâzîsi وَفَّقَ, masdarı تَوْفِيقtır. يَاء mütekellim zamiri ona muzâf olup i'râbta مَاnın ismi konumunda mübtedâ hükmündedir.

Notlar

  • Klasik kaynaklarda sarf ve nahiv çoğu zaman "ilmü't-tasrîf ve'n-nahv" adıyla birlikte zikredilmiş; ancak sarf müstakil bir ilim olarak gelişmiştir.
  • el-Galâyînî Câmiu'd-Dürûs'ta sarfı "kelimenin ahvâl-i eş-şekliyye"sini inceleyen ilim olarak tanımlar; İbn Mâlik ise Elfiyye'sinde sarf kurallarını nahiv kurallarıyla bütünleşik ele alır.
  • Kur'an'ı doğru okumak ve anlamak için sarf bilgisi vazgeçilmezdir; zira bir kelimenin vezni, hem anlamını hem de i'râbdaki konumunu belirler.
Kaynak: Tek Kaynak Arapça gramer verisi. Eğitim ve araştırma amaçlıdır.
Munsarif ve gayr-ı munsarif
Munsarif isim Memnû' mine's-sarf