İsm-i cins ve ism-i cem'
اسم الجنس واسم الجمع
İsm-i cins, tek bir varlık ya da türü ifade eden ve "tâ-i vahdeti" (ة) eklenerek ya da çıkarılarak tekil anlamı ayrıştırılabilen isimlerdir; ism-i cem' ise tekil vezninden yapısal olarak farklı olup teksîr (kırık çoğul) veznine de benzemeyen, yalnızca çoğul anlam taşıyan isimlerdir.
İsm-i cins (اسم الجنس), bir türü bütünüyle karşılayan ve tekil bireyi göstermek için sonuna tâ-i vahdeti (تاء الوحدة) alarak ya da bu tâyı düşürerek birey-tür ayrımı yapılan isimdir. İsm-i cem' (اسم الجمع) ise tekili olan ancak o tekille aynı kökten türetilmemiş, cemi vezinlerinden birine de girmeyen ve müzekker çoğul anlamını taşıyan isimdir. Her ikisi de gramer açısından tekil kabul edilip müfred gibi muamele görür, ancak anlam olarak çoğulluk ifade eder.
Türleri ve Temel Kurallar
- Tâ-i vahdetiyle ayrışan ism-i cins-i efrâdî: Tür ismi (شَجَر "ağaç türü"), sonuna tâ alarak tekili oluşturur: شَجَرَة (bir ağaç). Benzer şekilde: تَمْر / تَمْرَة, نَخْل / نَخْلَة, بَقَر / بَقَرَة.
- Yâ-i vahdetiyle ayrışan ism-i cins: Bazı isimlerde tâ yerine yâ-i nisbe (ي) tekili belirtir: رُوم / رُومِيّ, زَنْج / زَنْجِيّ.
- İsm-i cem': Tekili farklı bir kökten gelir ve tâ-i vahdeti kuralı işlemez. Örnek: قَوْم (topluluk; tekili امْرُؤ / امْرَأَة), رَهْط (kabile grubu; tekili رَجُل), إِبِل (develer; tekili بَعِير).
- Gramer hükmü: İsm-i cins ve ism-i cem' her ikisi de müfred (tekil) gibi i'râb alır; zamiri müzekker müfrede göre kullanılır: القَوْمُ جَاءَ (doğru) demek câizdir. Ancak anlam çoğulluğu gözetilerek müzekker çoğul zamiri de kullanılabilir.
- El-Galâyînî'nin tasnifi: Câmiu'd-Dürûs'ta ism-i cins ikiye ayrılır: (1) ism-i cins-i efrâdî — tâ ile tekil yapılır; (2) ism-i cins-i cem'î — tekili ism-i cinsin kendisinin sonuna tâ eklenmesiyle değil, bilakis ism-i cinsten tâ düşürülerek elde edilir: شَجَرَة → شَجَر.
Kur'an'dan Örnekler
وَالنَّخْلَ وَالزَّرْعَ مُخْتَلِفًا أُكُلُهُ — En'âm 6:141. Türkçe anlamı: "Hurma ağaçlarını ve çeşitli ürünleriyle ekini (yarattı)." İ'râb: النَّخْل ism-i cins-i efrâdî olup tekili نَخْلَة'dir; burada âyette mef'ûl bih konumunda mansûbtur ve tür olarak hurma ağaçlarının tamamını kapsar. مُخْتَلِفًا أُكُلُهُ hâl cümlesidir.
وَيُنْشِئُ السَّحَابَ الثِّقَالَ — Ra'd 13:12. Türkçe anlamı: "Ağır bulutları oluşturur." İ'râb: السَّحَاب ism-i cins-i efrâdîdir (tekili سَحَابَة); يُنْشِئُ fiilinin mef'ûl bihi olarak mansûbtur. الثِّقَال sıfatı çoğul vezindedir çünkü anlam çoğulluğu gözetilmiştir — ism-i cinsin anlam çoğulluğunu sıfatın üstlendiğine güzel bir örnektir.
وَجَاءَ رَبُّكَ وَالْمَلَكُ صَفًّا صَفًّا — Fecr 89:22. Türkçe anlamı: "Rabbin ve melekler saf saf geldi." İ'râb: الْمَلَك burada ism-i cins olarak kullanılmış; tekili مَلَك, cemi مَلَائِكَة'dir. Bağlaç (وَ) ile رَبُّكَ'ya matuf olup mübtedâ değil fâile atfedilmiştir; صَفًّا صَفًّا hal olarak mansûbtur.
وَأَنَّهُ هُوَ أَضْحَكَ وَأَبْكَىٰ — Necm 53:43. Türkçe anlamı: "(Şüphesiz) güldüren de ağlatan da O'dur." İ'râb: Bu âyet doğrudan ism-i cins içermemekle birlikte, إِبِل gibi klasik ism-i cem' örnekleri için Kur'an'daki أَفَلَا يَنظُرُونَ إِلَى الْإِبِلِ كَيْفَ خُلِقَتْ (Ğâşiye 88:17) âyeti gösterilmelidir: الْإِبِل ism-i cem'dir (tekili بَعِير); إِلَى harf-i cerriyle mecrûr olup câr-mecrûr يَنظُرُونَ fiiline mütealliktir. كَيْفَ خُلِقَتْ müallak mef'ûl konumunda hâl cümlesidir.
Notlar
- İsm-i cins ile ism-i cem'i kırık çoğuldan (جمع التكسير) ayıran temel ölçüt şudur: Kırık çoğulun müfredi aynı kökten ve yakın vezindedir (كِتَاب / كُتُب); ism-i cem'in tekili ise bambaşka bir kelimedir (إِبِل / بَعِير).
- İbn Mâlik Elfiyye'sinde (باب التثنية والجمع) ism-i cinsin tâ-i vahdetiyle ayrışmasını müstakil bir kural olarak ele alır ve bu yapıların nahivde müfrede benzetildiğini vurgular.
- Anlam çoğulluğu sebebiyle ism-i cins ve ism-i cem', Kur'an tefsirinde zaman zaman çoğul zamir ve çoğul sıfatla kullanılmış; bu durum müfessirlerce mürâât-ı lafız / mürâât-ı mânâ meselesi olarak tartışılmıştır.