Sıfat-ı müşebbehe
الصِّفة المشبَّهة
Sıfat-ı müşebbehe, bir varlıkta kalıcı ya da değişmez bir niteliği ifade eden ve ism-i fâile benzetilerek türetilen isim kökenli bir sıfattır; ism-i fâilden farklı olarak geçicilik değil süreklilik anlamı taşır ve genellikle فَعِيل، فَعَل، فَعْل، أَفْعَل gibi belirli vezinlerle gelir.
Sıfat-ı müşebbehe (الصِّفَةُ الْمُشَبَّهَةُ), sülâsî lâzım (geçişsiz) fiillerden türetilen ve fâilde sabit, kalıcı bir vasfı bildiren isim türevidir. Adı "ism-i fâile benzetilen sıfat" demektir; zira anlam bakımından ism-i fâile yakın olsa da onu geçici bir eylemde değil, özlükte yerleşik bir nitelikte tasvir eder. el-Galâyînî'nin Câmiu'd-Dürûs'unda belirtildiği üzere sıfat-ı müşebbehe yalnızca lâzım fiillerden yapılır; müteaddî (geçişli) fiillerden yapılmaz.
Başlıca Vezinleri ve Kuralları
- فَعِيل — Kalıcı bir vasıf için en yaygın vezin: كَرِيم، شَرِيف، عَظِيم، رَحِيم
- فَعَل — Özellikle renk ve beden kusurları dışında vasıf bildirir: بَطَل، حَسَن
- فَعْل — Sükûnlu orta harfle: صَعْب، سَهْل، ضَخْم
- فَعِل — Orta harf kesreli: فَرِح، حَذِر، أَشِر
- أَفْعَل — Renk ve beden özelliklerinde kullanılır; müennesi فَعْلَاء: أَحْمَر / حَمْرَاء، أَبْيَض / بَيْضَاء
- فُعَال / فَعَال — Daha az kullanılan vezinler: شُجَاع، جَبَان
- Sıfat-ı müşebbehe mevsûfuna (nitelediği isme) cinsiyet ve sayı bakımından uyar; bu yönüyle ism-i fâile benzer.
- Merfû, mansûb veya mecrûr bir ma'mûl alabilir; bu ma'mûl çoğunlukla belirlilik takısı almadan gelir ve sıfata izâfetle de bağlanabilir.
Kur'an'dan Örnekler
بِسْمِ اللهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ — Fâtiha 1:1 — "Rahman ve Rahîm olan Allah'ın adıyla." İ'râb: الرَّحِيم, فَعِيل vezninde sıfat-ı müşebbehe olup اللهِ lafzına sıfat (naat) olarak mecrûrdur; sürekli ve kalıcı merhamet vasfını bildirir. Aynı şekilde الرَّحْمَٰن da mübalağa içeren sıfat-ı müşebbehe hükmündedir.
وَاللهُ غَنِيٌّ حَلِيمٌ — Bakara 2:263 — "Allah ganî (hiçbir şeye muhtaç olmayan) ve halîm (yumuşak huylu) olandır." İ'râb: غَنِيٌّ ve حَلِيمٌ, her ikisi فَعِيل vezninde sıfat-ı müşebbehe olup اللهُ mübtedâsının haberi konumunda merfû ve nekre olarak gelmiştir; Allah'ın zâtına ait kalıcı sıfatları ifade eder.
إِنَّ اللهَ عَزِيزٌ حَكِيمٌ — Bakara 2:209 — "Şüphesiz Allah azîz (üstün, yenilmez) ve hakîm (hüküm ve hikmet sahibi) olandır." İ'râb: عَزِيزٌ ve حَكِيمٌ, فَعِيل vezninde sıfat-ı müşebbehe olup إِنَّ'nin isminin (mansûb اللهَ) haberi olarak merfûdur; kalıcı güç ve hikmet vasfını dile getirir.
وَكَانَ اللهُ سَمِيعًا بَصِيرًا — Nisâ 4:134 — "Allah her zaman işitendir, görendir." İ'râb: سَمِيعًا ve بَصِيرًا, فَعِيل vezninde sıfat-ı müşebbehe olup كَانَ'ın haberi konumunda mansûbdur; işitme ve görmenin Allah'ta sürekli ve değişmez bir sıfat olduğunu göstermek için sıfat-ı müşebbehe tercih edilmiştir, ism-i fâil değil.
Notlar
- Sıfat-ı müşebbehe ile ism-i fâil arasındaki temel fark süreklilik meselesidir: ضَارِب (şu an vuran) geçiciyken كَرِيم (cömert) kalıcı bir karakter özelliğidir.
- Kur'an'da Allah'ın sıfatları büyük ölçünde sıfat-ı müşebbehe vezniyle (فَعِيل) ifade edilmesi, bu vasfın ezelî ve sürekli olduğunu vurgulamak içindir.
- İbn Mâlik Elfiyye'sinde sıfat-ı müşebbehayı ism-i fâilden hemen sonra ele alır ve ma'mûlünün irab durumlarını (ref', nasb, cer) ayrıntılı biçimde açıklar.