İsm-i fiil
اسم الفعل
İsm-i fiil (اسم الفعل), fiilin anlamını taşıyan ancak fiil gibi çekimlenmeyen; bununla birlikte fiilin aldığı fâil, mef'ûl gibi unsurları yönetebilen bir isim türüdür. Fiil yerine kullanılır fakat zamana delalet etmez ve şahsa göre değişmez.
İsm-i fiil (اسم الفعل), bir fiilin anlamını üstlenen, ancak ne zaman kipine ne de şahsa göre çekimlenen kelime sınıfına dahil olmayan özel isimlerdir. Görünüş itibarıyla isim olan bu kelimeler, nahiv açısından fiilin görevini üstlenir; yani fâil, mef'ûl bih gibi unsurları yönetir. Kendileri ise hiçbir âmil tarafından i'râba sokulmazlar; mebnî (değişmez) olarak kalırlar.
Türleri ve Temel Kuralları
- Anlam bakımından: Mâzi fiil yerine gelenler (هَيْهَاتَ = بَعُدَ), muzâri yerine gelenler (أُفٍّ = أَتَضَجَّرُ) ve emir yerine gelenler (صَهٍ، حَيَّهَلَ، آمِينَ = اُسْكُتْ، أَقْبِلْ، اسْتَجِبْ) şeklinde üçe ayrılır.
- Yapı bakımından: Menkûl (başka bir kategoriden aktarılmış; رُوَيْدَ، بَلَّهَ، دُونَكَ), mürtecel (özgün olarak bu işlev için var olan; هَيْهَاتَ، صَهٍ، أُفٍّ) olmak üzere ikiye ayrılır.
- İ'râb açısından: İsm-i fiiller mebnîdir; sonları değişmez. Fâilleri daima gizli (müstetir) zamir olarak takdir edilir; ancak emir ism-i fiillerde fâil muhataba yönelik gizli أنتَ zamiridir.
- Fiilden farkı: İsm-i fiil, fiilin aksine قَدْ، لَمْ، السِّيْن gibi fiil harfleri alamaz; zamana göre çekimlenmez ve müzekker-müennes, müfred-tesniye-cemi ayrımı yapmaz.
- Cümledeki konumu: İsm-i fiil mübtedânın haberi, başlı başına bir yüklem veya cümlenin temel öğesi olarak kullanılabilir.
Kur'an'dan Örnekler
هَيْهَاتَ هَيْهَاتَ لِمَا تُوعَدُونَ (el-Mü'minûn 23:36) — "Size vadedilen şey çok uzak, çok uzak!" İ'râb: هَيْهَاتَ, mâzi fiil olan بَعُدَ anlamında ism-i fiil-i mâzîdir; mebnî olup sonu fetha üzere sâbittir. Fâili لِمَا تُوعَدُونَ câr-mecrûrunun işaret ettiği mahzûf bir mübtedâ veya doğrudan مَا takdirindedir; klasik görüşe göre لِمَا fâilin yerini tutan câr-mecrûrdur.
فَقُلْنَا لَهُمْ كُونُوا قِرَدَةً خَاسِئِينَ — Karşılaştırma amacıyla ism-i fiilin doğrudan geçtiği emir bağlamı için bk. aşağıdaki örnek.
قَالَ أُفٍّ لَّكُمْ وَلِمَا تَعْبُدُونَ مِن دُونِ اللَّهِ (el-Enbiyâ 21:67) — "Dedi ki: 'Size de, Allah'ı bırakıp taptıklarınıza da yazıklar olsun!'" İ'râb: أُفٍّ, أَتَضَجَّرُ (bıkıyorum, tiksiniyorum) anlamında ism-i fiil-i muzâridir; mebnî olup tenvîn-i kesre ile sâbittir. Gizli fâili أنا zamiridir. لَّكُمْ câr-mecrûru ism-i fiilin mütaallikatıdır.
عَلَيْكُمْ أَنفُسَكُمْ (el-Mâide 5:105) — "Kendinize bakın / kendinizi gözetin." İ'râb: عَلَيْكُمْ, emir ism-i fiili olarak الْزَمُوا (sarılın, gözetin) anlamını taşır; mebnîdir. Gizli fâili muhataplara yönelik أنتم zamiridir. أَنفُسَكُمْ ise bu ism-i fiilin mef'ûl bihidir; mansûb olup sonu fethadır.
Notlar
- El-Galâyînî, Câmiu'd-Dürûs'te ism-i fiillerin mebnî oluşunu, fiilden sayılmadıkları için âmil kabulünün mecazî nitelikte olduğunu vurgular.
- İbn Mâlik, Elfiyye'sinde ism-i fiillerin fâilinin daima müstetir zamir olduğunu ve bu gizli zamirin isimle değil fiille bağlantılı sayılacağını belirtir.
- Kur'ân'da en çok geçen ism-i fiil örneklerinden biri olan هَيْهَاتَ, bazı kıraat vecihlerinde farklı harekelenerek metnin zengin dilbilimsel boyutuna işaret eder.