Na't (sıfat)
النعت
Na't (sıfat), kendisinden önce gelen isim (men'ût) hakkında anlam pekiştirme, niteleme veya belirtme işlevi gören ve men'ûtuna i'râb, cins, sayı ve belirlilik bakımından tabi olan nahiv terimidir.
Na't (النعت / الصفة), tevâbi' grubundan olup kendisinden önce gelen ismi (men'ût) niteleyen, onu diğerlerinden ayırt eden ya da anlamını pekiştiren kelimedir. Na't, men'ûtunun i'râbına, cinsine (müzekker/müennes), sayısına (müfret, tesniye, cemi) ve belirlilik durumuna (marife/nekre) uyar.
Türleri ve Temel Kuralları
- Hakikî Na't: Men'ûtun bizzat kendisini niteler. رَجُلٌ كَرِيمٌ (cömert bir adam) örneğinde كَرِيمٌ hakikî na'ttır.
- Sebebî Na't: Men'ûtun değil, onunla ilgili bir ismin (zâhir fâil konumundaki ismin) sıfatıdır. جَاءَ رَجُلٌ كَرِيمٌ أَبُوهُ (babası cömert bir adam geldi) örneğinde كَرِيمٌ sebebî na'ttır; men'ût olan رَجُلٌ değil, أَبُوهُ nitelenmektedir.
- Uyum Kuralı: Hakikî na't, men'ûtuna dört açıdan (i'râb, cins, sayı, belirlilik) tam uyar. Sebebî na't ise men'ûtuna yalnızca i'râb ve belirlilik bakımından uyar; cins bakımından ise arka plandaki fâile uyar ve her zaman müfret kalır.
- Na't Cümlesi: Bir cümle (isim veya fiil cümlesi) de na't olabilir; bu durumda men'ût daima nekre olur ve cümle mahallen men'ûtuna tabi sayılır.
- Na't ile Bedelin Farkı: Na't men'ûtunun niteliğini bildirir; bedel ise men'ûtun yerine geçer ve müstakil bir anlam taşır.
Kur'an'dan Örnekler
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ — Fatiha 1:1 — "Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın adıyla." İ'râb: الرَّحْمَٰنِ ve الرَّحِيمِ, اللَّهِ lafzının na'tlarıdır; men'ût mecrûr olduğundan her iki na't da mecrûr, marife (harf-i tarif almış) ve müfrettir. Hakikî na't.
وَهَٰذَا كِتَابٌ أَنزَلْنَاهُ مُبَارَكٌ — el-En'âm 6:92 — "Bu, indirdiğimiz mübarek bir kitaptır." İ'râb: مُبَارَكٌ, كِتَابٌ kelimesinin na'tıdır; men'ût merfû ve nekre olduğundan na't da merfû, nekre ve müfrettir. Hakikî na't. (Aradaki أَنزَلْنَاهُ cümlesi de كِتَابٌ'ın na't cümlesidir.)
إِنَّ الْمُتَّقِينَ فِي جَنَّاتٍ وَعُيُونٍ ادْخُلُوهَا بِسَلَامٍ آمِنِينَ — el-Hicr 15:45-46 — "Şüphesiz müttakiler, cennetlerde ve pınar başlarındadır; güvende olarak oraya girin." İ'râb: آمِنِينَ, hal olmakla birlikte gramer tartışmasında الْمُتَّقِينَ için na't işlevi de taşıdığı zikredilir; esas işlevi haldir. Asıl na't örneği olarak: بِسَلَامٍ câr-mecrûr grubu içindeki سَلَامٍ nekre olup ardından gelen آمِنِينَ ona sıfat niteliği kazanmaktadır; her ikisi de nekre ve mecrûr konumundadır.
وَإِنَّهُ لَقُرْآنٌ كَرِيمٌ — el-Vâkıa 56:77 — "Şüphesiz o, değerli (kerîm) bir Kur'an'dır." İ'râb: كَرِيمٌ, قُرْآنٌ kelimesinin hakikî na'tıdır; men'ût إِنَّ'nin haberi olarak merfû ve nekredir, dolayısıyla na't da merfû, nekre ve müfret müzekker olarak men'ûtuna tam uyum sağlar.
Notlar
- Klasik gramer kitaplarında na't ile sıfat terimleri eş anlamlı kullanılır; el-Galâyînî her ikisini de kabul eder, ancak na't tercih edilir.
- Na't, men'ûtu hazfedilmiş (mahzûf) bir yapıda kullanıldığında müstakil isim gibi muamele görür; مَرَرْتُ بِالْكَرِيمِ (cömert olanın yanından geçtim) buna örnektir.
- İbn Mâlik, Elfiyye'sinde na'tı şöyle tarif eder: النَّعْتُ تَابِعٌ مُتِمٌّ مَا سَبَقْ — "Na't, kendisinden önce geleni tamamlayan bir tâbidir."