Arapça Gramer › Sarf › Sarfın temelleri

Mücerred ve mezîd

المجرَّد والمزيد

Mücerred, kök harflerinden fazlasını içermeyen asıl fiil veya isim kalıbını; mezîd ise bu köke anlam ya da gramer işlevi kazandırmak amacıyla bir veya birden fazla harf eklenerek türetilen genişletilmiş kalıbı ifade eder.

Arapça kelimeler, anlam taşıyan asıl harflerden oluşan mücerred (المجرَّد) ve bu harflere ziyade (ek) harf veya harfler katılmasıyla elde edilen mezîd (المزيد) olmak üzere ikiye ayrılır. Sarf ilminin temelini oluşturan bu ayrım; fiillerde bâbları, isimlerde kalıpları belirlemekte ve her eklenen harfin kelimeye yeni bir anlam ya da işlev kattığını göstermektedir.

Türleri ve Temel Kuralları

  • Mücerred fiil: Yalnızca kök harflerinden oluşur. Sülâsî mücerred (üç harfli: فَعَلَ، فَعِلَ، فَعُلَ ve diğer bâblar) ile rubâî mücerred (dört harfli: فَعْلَلَ) olmak üzere ikiye ayrılır.
  • Mezîd fiil: Kök harflerine bir, iki veya üç harf eklenerek türetilir. Sülâsî mezîd üç ana grupta incelenir: bir harfle mezîd (أَفْعَلَ، فَعَّلَ، فَاعَلَ), iki harfle mezîd (انْفَعَلَ، افْتَعَلَ، تَفَعَّلَ...), üç harfle mezîd (اسْتَفْعَلَ...).
  • Mücerred isim: Sülâsî mücerred isim (كِتَاب، رَجُل) ve rubâî mücerred isim (جَعْفَر) şeklinde ikiye ayrılır; kök dışında harf içermez.
  • Mezîd isim: Köke أ، و، ي، ن، ت، م gibi harfler eklenerek türetilir; örneğin مَسْجِد (س-ج-د köküne م ziyade edilmiş) veya كِتَابَة (ت ve ة ziyade).
  • Ziyade harflerin tespitinde en meşhur yardımcı sözcük سَأَلْتُمُونِيهَا veya هَنَأَتْ سُمُوَّكَ gibi belleme cümleleridir; bu sözcüklerdeki harfler (س، أ، ل، ت، م، و، ن، ي، ه) potansiyel ziyade harfleri olarak kabul edilir.
  • Mezîd her bâbın, mücerred anlama kattığı özel bir işlev vardır: أَفْعَلَ çoğunlukla tadiye (geçişlilik), تَفَاعَلَ müşâreke (karşılıklılık), اسْتَفْعَلَ ise talep anlamı katar.

Kur'an'dan Örnekler

وَخَلَقَ اللَّهُ السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضَ — (İbrâhîm 14:19) — "Allah gökleri ve yeri yarattı." İ'râb: خَلَقَ, خ-ل-ق kökünden sülâsî mücerred فَعَلَ bâbında mâzî fiildir; ziyade harf içermez. Fâili اللَّهُ (lafza-i celâl, merfû), السَّمَاوَاتِ mef'ûlü bih (mansûb).

أَنزَلَ مِنَ السَّمَاءِ مَاءً — (Bakara 2:22) — "(O ki) gökten su indirdi." İ'râb: أَنزَلَ, ن-ز-ل kökünden sülâsî mezîd أَفْعَلَ bâbındadır; başındaki أ ziyade harf olup fiili tadiye (geçişli kılma) işlevi görmektedir. مِنَ السَّمَاءِ câr-mecrûr (müteallik), مَاءً mef'ûlü bih (mansûb, tenvînli).

وَاسْتَغْفِرْ لِذَنبِكَ — (Mü'min 40:55) — "Günahın için bağışlanma dile." İ'râb: اسْتَغْفِرْ, غ-ف-ر kökünden sülâsî mezîd اسْتَفْعَلَ bâbında emir fiildir; اسْت üç ziyade harf eklenmiş olup talep anlamı katmıştır (bağışlanma talebinde bulunmak). لِذَنبِكَ câr-mecrûr (muzâf ve muzâfun ileyh ile birlikte).

Notlar

  • Bir harfin gerçekten ziyade mi yoksa asıl mı olduğu, kelimenin Arapça sözlüklerdeki kökü araştırılarak tespit edilir; salt görünüşe göre hüküm verilmez.
  • İbn Mâlik, Elfiyye'sinde fiil bâblarını ayrıntılı ele alırken el-Galâyînî, Câmiu'd-Dürûs'ta mücerred-mezîd ayrımını isimler ve fiiller için sistematik biçimde açıklar.
  • Mezîd harfler bazen anlam değil yalnızca gramer işlevi (müteaddî kılma, lâzım kılma) katar; bu sebeple her ziyade harfin leksik değil morfolojik bir rolü de olabilir.
Kaynak: Tek Kaynak Arapça gramer verisi. Eğitim ve araştırma amaçlıdır.
Munsarif ve gayr-ı munsarif
Munsarif isim Memnû' mine's-sarf