Mef'ûlün meah
المفعول معه
Mef'ûlün meah, Arapçada "ile birlikte, beraberinde" anlamı taşıyan ve kendisinden önce gelen vâv-ı maiyye (معية واوı) sayesinde nasb konumuna giren isimdir; bu vâv, atıf vâvından farklı olup önündeki eylem veya olayın gerçekleştiği eşlik ve beraberlik bağlamını bildirir.
Mef'ûlün meah (المفعول معه), kendisinden önce bir fiil veya fiil anlamı taşıyan unsur bulunan ve vâv-ı maiyye (واو المعيّة) aracılığıyla "ile birlikte / beraberinde" anlamıyla mansûb olan isimdir. Bu vâv, atıf vâvından farklıdır; zira mef'ûlün meah, kendisinden önceki fâil veya mübtedânın ortağı değil, eylemin gerçekleştiği beraberliğin çerçevesini belirleyen bir unsurdur.
Kuralları ve Özellikleri
- Mef'ûlün meah, daima mansûb (fetha ile veya fetha hükmündeki alamet ile) gelir.
- Önünde mutlaka vâv-ı maiyye bulunur; bu vâv "ile, beraberinde" anlamı taşır ve ma'tûf-aleyh olmaksızın müstakil durur.
- Vâv-ı maiyyenin mef'ûlün meah mı yoksa atıf vâvı mı olduğu, bağlam ve anlam bütünlüğüyle belirlenir: eylemin birlikteliği kastettiği yerlerde maiyye vâvıdır.
- Mef'ûlün meahın önündeki unsur bir fiil, fiilimsi veya fiil anlamı taşıyan bir yapı (örn. ism-i fâil, masdar) olabilir.
- Kendisi müşterek fâil olamaz; yani vâv-ı maiyyeden önce gelen fâilin eylemini birlikte yapmaz, yalnızca o eylemin gerçekleştiği ortamda bulunur veya eşlik eder.
- Nahivciler mef'ûlün meahı atıf yerine kullanmayı bazı koşullarla caiz görmüşlerdir; el-Galâyînî ve İbn Mâlik bu meseleyi ayrıntılı ele almıştır.
Kur'an'dan Örnekler
فَأَجْمِعُوا أَمْرَكُمْ وَشُرَكَاءَكُمْ (Yûnus 10:71) — "Toplayın işinizi ve ortaklarınızı." İ'râb: شُرَكَاءَكُمْ kelimesi, vâv-ı maiyye ile mansûb mef'ûlün meahtır; yani "ortaklarınızla birlikte" anlamında eyleme eşlik eden unsuru bildirmektedir. Atıf kabul edilirse أَمْرَكُمْ üzerine matûf olur; ancak müfessirler ve nahivcilerin büyük çoğunluğu buradaki vâvı maiyye vâvı olarak değerlendirmiştir.
قَالَ ادْخُلُوا فِي أُمَمٍ قَدْ خَلَتْ مِن قَبْلِكُم مِّنَ الْجِنِّ وَالْإِنسِ فِي النَّارِ — Kur'an genelinde مع harfiyle kurulan beraberlik yapısına örnek olarak şu âyet daha açıktır: إِنَّ اللَّهَ مَعَ الصَّابِرِينَ (el-Bakara 2:153) — "Şüphesiz Allah sabredenlerle beraberdir." İ'râb: Bu âyette beraberlik مَعَ zarfıyla kurulmuş olup الصَّابِرِينَ mecrûr (muzâfun ileyh) konumundadır; bu yapı mef'ûlün meahın kavramsal arka planını göstermesi bakımından öğreticidir.
سِيرُوا فِيهَا لَيَالِيَ وَأَيَّامًا آمِنِينَ (Sebe 34:18) — "Orada geceleri ve gündüzleri güvenle yürüyün." İ'râb: أَيَّامًا kelimesi, bir görüşe göre لَيَالِيَ üzerine matûf mansûbdur; diğer görüşe göre ise vâv-ı maiyye ile gelmiş mef'ûlün meah olup "geceler boyunca gündüzlerle birlikte" anlamını vermektedir. Her iki durumda da nasb alâmeti fetha veya fetha hükmündeki yâdır.
Notlar
- Mef'ûlün meah ile atıf arasındaki farkı ayırt etmek için temel ölçüt anlamdır: cümlede ortaklık (iştirâk) değil, beraberlik (musâhabet) kastediliyorsa maiyye vâvı söz konusudur.
- İbn Mâlik, Elfiyye'sinde mef'ûlün meahı "وانصِب بواوٍ في المعيّة اسما" beytiyle tanımlar; el-Galâyînî ise Câmiu'd-Dürûs'ta bu babı atıf konusunun hemen ardından ele alır.
- Klasik nahiv geleneğinde saf mef'ûlün meah örnekleri Kur'an'da nispeten azdır; bu nedenle bazı âlimler söz konusu vâvı hem atıf hem maiyye ihtimalini bünyesinde taşıyan müşterek bir vâv olarak kabul etmiştir.