Cem'-i teksîr
جمع التكسير
Cem'-i teksîr, tekil (müfred) yapısı bozularak (kırılarak) oluşturulan düzensiz çoğul kalıbıdır; Arapçada en yaygın çoğul türü olup belirli vezinlere göre şekillenir ancak kurallı cem'lerin aksine sabit bir ek almaz.
Cem'-i teksîr (جمع التكسير), ismin müfred (tekil) yapısının harflerinde ve/veya harekelerde değişiklik yapılarak —yani "kırılarak"— elde edilen çoğul biçimidir. Teksîr kelimesi sözlükte "kırma, parçalama" anlamına gelir; bu çoğulda müfred kalıbı tanınmayacak ölçüde değişebildiği için bu ad verilmiştir. Müzekker-müennes ayrımı gözetmeksizin her ikisi için de kullanılır ve Arapçadaki çoğulların büyük çoğunluğunu oluşturur.
Türleri ve Başlıca Vezinleri
- Cem'-i kıllet (az sayı çoğulu, 3–10): Dört temel vezni vardır: أَفْعُل (örn. أَنْفُس), أَفْعَال (örn. أَقْوَال), أَفْعِلَة (örn. أَسْلِحَة), فِعْلَة (örn. فِتْيَة).
- Cem'-i kesret (çok sayı çoğulu, 10 ve üzeri): Vezin sayısı çok daha fazladır; en sık kullanılanlar arasında فُعُول (قلوب), فِعَال (رجال), فُعَلَاء (شُعَرَاء), أَفْعِلَاء (أَنْبِيَاء), فَعَائِل (رسائل), فَوَاعِل (جوامع) sayılabilir.
- Müfredinden tamamen kopuk biçimler (cem'-i ğayru kıyâsî): Kıyasa tam uymayan, işitilerek öğrenilen kalıplardır; örn. إِنْسَان → ناس.
- Cem'-i teksîr i'râbda kurallı isim gibi çekilir: merfû'da damme, mansûbda fetha, mecrûrda kesra alır; ancak فَعَائِل, فَوَاعِل gibi bazı kalıplar gayr-i munsarif (tenvinsiz) olup mecrûrda da fetha ile okunur.
Kur'an'dan Örnekler
أَلَا إِنَّ أَوْلِيَاءَ اللَّهِ لَا خَوْفٌ عَلَيْهِمْ وَلَا هُمْ يَحْزَنُونَ — Yûnus 10:62. Anlamı: "Dikkat edin! Allah'ın dostlarına korku yoktur ve onlar üzülmeyecektir." İ'râb: أَوْلِيَاء, وَلِيّ kelimesinin أَفْعِلَاء veznindeki cem'-i teksîridir; إِنَّ'nin ismi olarak mansûb, gayr-i munsarif olduğu için tenvinsiz fetha ile gelmiştir.
وَاللَّهُ يَعْلَمُ مَا فِي قُلُوبِكُمْ — Âl-i İmrân 3:154. Anlamı: "Allah kalplerinizde olanı bilir." İ'râb: قُلُوب, قَلْب kelimesinin فُعُول veznindeki cem'-i teksîridir; فِي harf-i cerriyle mecrûr, muzâf olduğundan kesrası görünür ve tenvin almaz; كُمْ muzâfun ileyh.
وَأَرْسَلْنَا الرِّيَاحَ لَوَاقِحَ — el-Hicr 15:22. Anlamı: "Rüzgârları aşılayıcı olarak gönderdik." İ'râb: الرِّيَاح, رِيح kelimesinin فِعَال veznindeki cem'-i teksîridir; أَرْسَلْنَا fiilinin mef'ûlü olarak mansûb ve fethalıdır. لَوَاقِح ise لَاقِحَة kelimesinin فَوَاعِل vezninde cem'-i teksîri; hal olarak mansûb, gayr-i munsarif olduğundan tenvinsiz fethadadır.
Notlar
- Cem'-i teksîrin hangi vezni alacağı büyük ölçüde müfredin vezniyle belirlenir; ancak işitme (semâ) ve sözlük bilgisi de zorunludur, zira aynı vezindeki müfredler farklı çoğul kalıpları alabilir.
- El-Galâyînî, Câmiu'd-Dürûs'ta cem'-i teksîr vezinlerini müfredin harf sayısına göre (sülâsî, rubâî, humâsî) tasnif ederek inceler; İbn Mâlik ise Elfiyye'de bu vezinleri geniş yer ayırarak nazmetmiştir.
- Cem'-i teksîr, müennesi olmayan (ecrâs, sözlük bilgisiyle öğrenilen) bazı masdar ve sıfatlar için de kullanılır.