İştigâl
الاشتغال
İştigâl (الاشتغال), bir ismin cümlenin başında geçmesi, ardından gelen fiilin ise o ismin zamiriyle veya onunla ilgili bir unsurla meşgul olması (iştigâl etmesi) nedeniyle ismin i'râbını doğrudan değil dolaylı yoldan alması durumunu ele alan nahiv konusudur; bu yapıda başa geçen isim (مشغول عنه) nasb veya ref' ile okunabilir ve tercih meselesi klasik gramer kaynaklarında geniş biçimde tartışılmıştır.
İştigâl (الاشتغال), sözdizimsel bir üslûptur: Cümlenin başında bir isim (سابق) yer alır, arkasından gelen fiil ise o ismin kendisini değil, onun zamirini veya ona muzâf olan bir unsuru doğrudan yönetir; böylece fiil asıl isme "iştigâl etmiş" (meşgul olmuş) sayılır ve ismin i'râbı mahzûf (takdirî) bir fiil aracılığıyla belirlenir. Başa geçen bu isme mşgûlun anhu (مشغول عنه), fiilin yönettiği zamire veya ona bağlı unsura ise mşgûl bih (مشغول به) denir.
Türleri ve Kuralları
- Nasb (mef'ûl) tercih edildiği durumlar: Başa geçen ismin önünde أمّا veya şart edatı bulunursa, ya da bağlamda fiilin öne alınması anlam açısından daha uygunsa isim nasb ile okunur; mahzûf fiil, açık fiilin benzeri olup onu tefsir eder (fiil-i müfessir).
- Ref' (mübtedâ) tercih edildiği durumlar: Başa geçen ismin önünde إذا veya mübtedâlığa işaret eden bir unsur varsa, ya da cümlenin isim cümlesi üslubu ağır basıyorsa isim ref' ile mübtedâ okunur; ardından gelen fiil cümlesi haberdir.
- Eşit olan durumlar: Yukarıdaki iki halden biri söz konusu değilse hem nasb hem ref' caizdir ve dilci tercihe göre hükmeder.
- Mşgûl bih'in çeşitleri: Fiil bazen ismin zamirine doğrudan (mef'ûl olarak) taalluk eder — زيدًا ضربتُه —; bazen de zamire muzâf bir isim üzerinden taalluk eder — زيدًا ضربتُ أخاه.
- Mahzûf fiilin takdiri: Mşgûlun anhu nasb okunduğunda takdirî fiil, açık fiilin anlamını taşıyan bir fiildir; örneğin زيدًا ضربتُه cümlesinde takdir ضربتُ زيدًا ضربتُه şeklindedir; ancak aynı fiilin tekrarı yerine mânâ bakımından onu kapsayan herhangi bir fiil de takdir edilebilir.
Kur'an'dan Örnekler
وَالسَّمَاءَ بَنَيْنَاهَا بِأَيْدٍ — Zâriyât 51:47 — "Göğü biz onu kudretle bina ettik." İ'râb: السَّمَاءَ başa alınmış mşgûlun anhudur; mahzûf bir fiille nasb ile mansubdur (takdir: بنينا السماءَ). Ardından gelen بَنَيْنَاهَا fiili, السماء'ın zamiri olan هَا ile meşgul olmuştur; هَا mef'ûl bih, mşgûl bihtir. Fiil cümlesi بَنَيْنَاهَا mahzûf fiilin tefsirini sağlayan açıklayıcı (müfessir) cümledir.
وَالْأَرْضَ مَدَدْنَاهَا — Hicr 15:19 — "Yeri de biz onu döşedik/yaydık." İ'râb: الْأَرْضَ mşgûlun anhudur; önceki âyetle (bağlam atıflı sıralama) uyum içinde mahzûf fiille mansub okunur. مَدَدْنَاهَا fiili, الْأَرْض'ın zamiri هَا üzerinde iştigâl etmiştir; bu zamir mef'ûl bih konumundadır. Cümle iştigâl üslûbunun nasb tarafını gösteren Kur'an örneği olarak klasik kaynaklarda sıkça zikredilir.
وَكُلَّ إِنسَانٍ أَلْزَمْنَاهُ طَائِرَهُ فِي عُنُقِهِ — İsrâ 17:13 — "Her insanın amelini biz onu boynuna bağladık." İ'râb: كُلَّ إِنسَانٍ mşgûlun anhudur; mahzûf bir fiille mansub (nasb tarafı tercih edilmiş)tir. أَلْزَمْنَاهُ fiilindeki هُ zamiri كلَّ إنسان'a râcidir ve fiilin mşgûl bihi durumundadır; fiil bu zamir üzerinde iştigâl ettiğinden asıl isme doğrudan taalluk edememiş, dolayısıyla iştigâl yapısı oluşmuştur.
Notlar
- İştigâl konusu el-Galâyînî'nin Câmiu'd-Dürûs'inde "el-Mef'ûlât" ve "el-Merfu'ât" bölümleriyle bağlantılı ele alınır; İbn Mâlik ise Elfiyye'sinde iştigâle müstakil bir bölüm (bâbu'l-iştigâl) ayırmıştır.
- Mahzûf fiilin her zaman açık fiille aynı kökten olması şart değildir; anlamca ona uygun herhangi bir fiil takdir edilebilir.
- İştigâl yapısı Kur'an'da, özellikle birbiriyle paralel kosmolojik ve ontolojik ifadelerde, konuyu öne çıkararak vurgu sağlamak amacıyla sıkça kullanılmıştır.