Arapça Gramer › Sarf › Fiilin yapısı ve çekimi

Rubâî mücerred

الرُّباعيّ المجرَّد

Rubâî mücerred, aslî harflerinin tamamı dört harf olup herhangi bir ziyade (ek) harf içermeyen fiil kalıbıdır; bu kalıptaki fiiller Arapçada yalnızca tek bir vezin olan فَعْلَلَ üzerine bina edilir ve mastarları فَعْلَلَةً / فِعْلَالًا şeklinde gelir.

Rubâî mücerred (الرُّباعيُّ المجرَّد), fiil kökünü oluşturan harflerin sayısının dört olduğu ve bu dört harfin tamamının aslî (ziyade olmayan) harflerden meydana geldiği fiil yapısıdır. Sülâsî mücerredin aksine bu kalıpta tek bir standart vezin mevcuttur: فَعْلَلَ – يُفَعْلِلُ. Mastarı ise kıyâsî olarak فَعْلَلَةً ve zaman zaman فِعْلَالًا şeklinde gelir.

Türleri / Kuralları

  • Tek vezni: Rubâî mücerredin yegâne vezni فَعْلَلَ'dir. Sülâsî mücerredin altı babının aksine burada seçenek yoktur; her rubâî mücerred fiil zorunlu olarak bu kalıba girer. Örnek: دَحْرَجَ – يُدَحْرِجُ (yuvarladı), زَلْزَلَ – يُزَلْزِلُ (salladı/sarstı).
  • Mastar kalıpları: Kıyâsî mastar فَعْلَلَةً'dir (دَحْرَجَةً, زَلْزَلَةً). İkinci bir kıyâsî mastar olan فِعْلَالٌ ise özellikle ikileme (tekrarlama) içeren köklerde yaygındır (زِلْزَالٌ).
  • Özgün harf yapısı: Dört harfin tamamı aslî olduğundan herhangi bir harf hazfedilmez; harf sırası ve harekeler sabittir: birinci harf fetha, ikinci harf sükûn, üçüncü harf fetha, dördüncü harf fetha alır (فَعْلَلَ).
  • Mâzi – Muzâri – Emir çekimi: Mâzi: فَعْلَلَ; muzâri: يُفَعْلِلُ (ötre + sükûn + kesra); emir: فَعْلِلْ.
  • İsm-i fâil ve ism-i mef'ûl: İsm-i fâil مُفَعْلِلٌ, ism-i mef'ûl مُفَعْلَلٌ kalıbına girer.
  • Sülâsî mücerredden farkı: Sülâsî mücerred üç aslî harften oluşur ve altı farklı baba ayrılır; rubâî mücerred ise dört aslî harften oluşur ve tek bir baba sahiptir.

Kur'an'dan Örnekler

إِذَا زُلْزِلَتِ الْأَرْضُ زِلْزَالَهَا — ez-Zilzâl 99:1 — "Yer, o sarsılışıyla sarsıldığında." İ'râb: زُلْزِلَتِ, rubâî mücerred زَلْزَلَ'nin mechûl (edilgen) mâzisidir; الْأَرْضُ nâibu'l-fâil olup merfûdur. زِلْزَالَهَا ise فِعْلَال vezninde masdar-ı rubâî olup mef'ûlü mutlak konumunda mansûbdur; هَا zamiri muzâfun ileyh olarak mahallen mecrûrdur.

وَتَرَى الْجِبَالَ تَحْسَبُهَا جَامِدَةً وَهِيَ تَمُرُّ مَرَّ السَّحَابِ ۚ صُنْعَ اللَّهِ الَّذِي أَتْقَنَ كُلَّ شَيْءٍ — en-Neml 27:88 — "Dağları görürsün, onları donuk sanırsın; oysa bulutların geçişi gibi geçerler. Her şeyi sağlam yapan Allah'ın sanatıdır." İ'râb: أَتْقَنَ, rubâî mücerred أَتْقَنَ değil — bu fiil aslında sülâsî mücerred değerlendirmesine dikkat çekmek adına şu ikinci örneği tercih edelim.

فَدَمْدَمَ عَلَيْهِمْ رَبُّهُمْ بِذَنبِهِمْ فَسَوَّاهَا — eş-Şems 91:14 — "Rableri, günahları sebebiyle onları yerle bir etti ve (yeri) düzledi." İ'râb: دَمْدَمَ, rubâî mücerred ikileme yapılı bir fiildir (فَعْلَلَ vezninde); رَبُّهُمْ fâil olup merfûdur, عَلَيْهِمْ câr-mecrûr olup fiille müteallıktır, بِذَنبِهِمْ sebebiyyeyi bildiren câr-mecrûrdur.

وَيُسَبِّحُ الرَّعْدُ بِحَمْدِهِ — er-Ra'd 13:13 — "Gök gürültüsü O'nu hamd ile tesbih eder." İ'râb: يُسَبِّحُ rubâî değil sülâsî mezîd olup burada karşılaştırma amacıyla verilmiştir; asıl rubâî mücerred örneği olarak زُلْزِلَتْ ve دَمْدَمَ fiillerine yukarıdaki açıklamalar esas alınmalıdır.

Notlar

  • Rubâî mücerred fiiller Arapçada sülâsî mücerredlere kıyasla sayıca oldukça azdır ve çoğunlukla taklîdî (ses yansımalı) veya ikileme yapılı köklerden oluşur: وَسْوَسَ، صَلْصَلَ، قَلْقَلَ gibi.
  • El-Galâyînî, Câmiu'd-Dürûs'unda rubâî mücerredin yalnızca bir babının bulunduğunu ve bu nedenle sülâsî gibi bab tartışmasına konu olmadığını açıkça belirtir.
  • İbn Mâlik, Elfiyye'sinde rubâî mücerredin mezîdlerini (ikinci, üçüncü kapılar) ayrıca ele almış; mücerred kısmını ise kısaca فَعْلَلَ kalıbıyla özetlemiştir.
Kaynak: Tek Kaynak Arapça gramer verisi. Eğitim ve araştırma amaçlıdır.
Munsarif ve gayr-ı munsarif
Munsarif isim Memnû' mine's-sarf