Âid zamir (sıla cümlesi) · Nahiv (Sözdizimi)
Müellif bu bölümde âid zamiri teknik bir başlık olarak işliyor: sıla cümlesinde ism-i mevsûle dönen zamir bulunmalı, teklik-ikilik-çoğulluk ve erillik-dişillik yönünden onunla tam uyumlu olmalı, şibh-i cümlede ise bulunmamalıdır. Listedeki "zamir-mercii" (âid tayini) genel mercî tayinini karşılıyor; sıla cümlesine özgü âid zamir kuralı için ayrı bir kayıt gerekebilir.
Cer harfleri حُرُوف الجَرّ · Harfler
Cer harfleri, ardından gelen ismi esre ile harekeler ve cümleye yön, zaman, sebep gibi anlamlar katar.
فِي البَيْتِ — evde
Emir kipinin dilek/istek anlamı · Nahiv (Sözdizimi)
Müellif, emir formundaki fiillerin emretme değil istek/dilek bildirebileceğini müstakil bir sarf-belâgat kuralı olarak işliyor ve 12/21 okumasını buna dayandırıyor. Kapalı listedeki "emr — Emir (emr ü nehiy)" fıkhî/ahlâkî emir bahsi, "haber-insa-cumlesi" ise haber-inşâ ayrımıdır; ikisi de bu teknik kuralı tam karşılamıyor.
Fâ-i sebebiyye فَاء السَّبَبِيَّة · Harfler
Fâ-i sebebiyye, kendinden öncekini sebep, sonrakini sonuç kılar. "…azmettiğinde, o hâlde tevekkül et" gibi sıralama bildirir.
فَتَوَكَّلْ — o hâlde tevekkül et
Fiil cümlesi الجُمْلَة الفِعْلِيَّة · Cümle yapısı
Fiil cümlesi fiil ve fâilden oluşur; teceddüt (yenilenme) ve hudûs (oluş) anlamı verir.
نَزَّلَ الكِتَابَ — Kitabı indirdi
Hâl الحَال · Nahiv (Sözdizimi)
Hâl, eylemin gerçekleştiği sıradaki durumu açıklayan, nasb edilmiş bir öğedir. "Gülerek geldi" cümlesindeki "gülerek" gibi.
جَاءَ ضَاحِكًا — gülerek geldi
İğrâ ve Tahzîr الإِغْرَاء وَالتَّحْذِير · Nahiv (Sözdizimi)
İğrâ: bir işi yapmaya teşvik; tahzîr: bir şeyden sakındırma üslûbu.
İn edatının iddia bildirmesi · Nahiv (Sözdizimi)
Müellif 'in' şart edatının Kur'an'da yüzlerce yerde iddia bildirdiğini savunuyor ve âyetin manasını buna dayandırıyor; listedeki 'sart-cevap-cumlesi' ve 'kosullu-kosulsuz' edatın iddia yükünü karşılamıyor.
İrab (hareke) الإِعْرَاب · Nahiv (Sözdizimi)
İrab, kelimenin cümledeki görevine göre son harfinin harekesinin değişmesidir; ref‘, nasb, cer, cezm.
ـُ ـَ ـِ — ötre · üstün · esre
İsim cümlesi الجُمْلَة الاِسْمِيَّة · Cümle yapısı
İsim cümlesi mübtedâ (özne) ve haber (yüklem)den oluşur; sübût ve süreklilik anlamı taşır.
اللَّهُ غَفُورٌ — Allah bağışlayıcıdır
İsm-i fâil اِسْم الفَاعِل · Sarf (Morfoloji)
İsm-i fâil, bir fiilin failini (yapanını) gösteren türemiş isimdir. Sülâsî fiillerde "fâ‘il" kalıbında gelir; süreklilik ve fâillik bildirir.
كَاتِب — yazan / kâtip
İsm-i mef'ûl اِسْم المَفْعُول · Sarf (Morfoloji)
İsm-i mef‘ûl, fiilin üzerine yapıldığı nesneyi gösterir. Sülâsîde "mef‘ûl" kalıbındadır.
مَكْتُوب — yazılan / mektup
İzafet (tamlama) الإِضَافَة · Nahiv (Sözdizimi)
İzafet, bir ismin başka bir isme eklenerek aitlik, cins ya da belirleme bildirmesidir.
بَيْتُ اللَّهِ — Allah'ın evi
Le'alle (ta'lîl / şart) · Nahiv (Sözdizimi)
Müellif 'lealle'nin 'umulur ki / belki' kalıbına sıkıştırılmasını tenkit edip Kur'an'daki dokuz kullanımını sıralıyor ve buradaki manayı 'bundan dolayı' olarak tercih ediyor. Listede bu edat karşılığı yok.
Marife – Nekire المَعْرِفَة والنَّكِرَة · Nahiv (Sözdizimi)
Marife belirli, nekire belirsiz ismi gösterir. Bu ayrım vurguyu, kapsamı ve manayı doğrudan etkiler.
الكِتَاب · كِتَاب — (o) kitap · bir kitap
Mübalağa kalıpları صِيَغ المُبَالَغَة · Sarf (Morfoloji)
Mübalağa-i ism-i fâil kalıpları, bir niteliğin yoğunluğunu/sürekliliğini bildirir. Furkan kelimesi de bu yapıdadır.
غَفُور · رَحِيم — çok bağışlayan · çok merhametli
Müfâale bâbı (müşâreket) · Sarf (Morfoloji)
Müellif mufâale vezninin fiili tek başına yapılamaz kıldığını, mutlaka ikinci bir failin aynı fiile dahil olmasını gerektirdiğini kātele, kātebe ve sārae örnekleriyle temellendiriyor ve bütün meal tenkidini bu gramer kuralına dayandırıyor. Listedeki "sarf-bablari" genel vezin sistemini karşılıyor, işteşlik kategorisini müstakil karşılamıyor.
Muttasıl zamir · Nahiv (Sözdizimi)
Müellif mecrûr muttasıl zamirin nahvî davranışını (isme bitişince marife izâfet oluşturması, merci'inin bilinen bir isim olma zorunluluğu) müstakil bir teknik başlık olarak işliyor. Kapalı listedeki "zamir-mercii" merci tayinini karşılıyor ama zamir türlerini/muttasıl zamir bahsini karşılamıyor.
Müzekker - Müennes uyumu · Sarf (Morfoloji)
Bölümün ana delil ekseni, kelimelere atfedilen fiil, sıfat ve zamirlerin eril/dişil uyumu. Kapalı listedeki "cinsiyet" kavramı toplumsal cinsiyeti karşılıyor; gramatik müzekkerlik-müenneslik için karşılık yok. Kitabın bütününde tekrarlanacak bir eksen.
Na't (sıfat - mevsûf uyumu) · Nahiv (Sözdizimi)
Müellifin sonuç delili, seb'un icâfun ifadesinin sayı tamlaması değil sıfat tamlaması olduğudur; dört uyum şartını (i'râb, marifelik-nekrelik, erillik-dişillik, nicelik) sayarak bunu gösterir. Kapalı listede 'izafet-isim-tamlamasi' var ama o isim tamlamasıdır (muzâf-muzâfun ileyh); sıfat tamlaması ayrı bir nahiv başlığıdır.
Sayı - ma'dûd (temyiz) uyumu · Nahiv (Sözdizimi)
Bölümün asıl delili tümüyle Arapça sayı kuralları üzerine kuruludur: müellif sayıları yedi kategoriye ayırıp 3-10 arasındaki sayılarda sayı ile sayılan arasında ters (eril-dişil) uyum, temyizin cemi ve mecrûr oluşu, sayının tenvinsizliği kurallarını sıralar ve bunlarla 'yedi inek' okumasını çürütür. Kapalı listede sayıyla ilgili tek başlık 'ondokuz (19 meselesi)'dir; nahiv/sarf bu özel konuyu karşılamıyor.
Sevfe edatı (erteleme) · Nahiv (Sözdizimi)
Müellif Yusuf 12/98'deki 'sevfe' edatının Yakub'un istiğfarı ertelediğini ve ihtiyatlı konuştuğunu gösterdiğini savunuyor; bölümün ana argümanı buna dayanıyor. Kapalı listede bu edat için kayıt yok.
Sıfat-ı müşebbehe الصِّفَة المُشَبَّهَة · Sarf (Morfoloji)
Sübût (kalıcılık) bildiren, ism-i fâile benzeyen türemiş sıfat.
Temyiz التَّمْيِيز · Nahiv (Sözdizimi)
Temyiz, bir ifadedeki kapalılığı/belirsizliği gideren nasb edilmiş isimdir.
اِشْتَعَلَ الرَّأْسُ شَيْبًا — baş ağarma bakımından tutuştu
Tenvin (nekrelik alâmeti) · Sarf (Morfoloji)
Müellifin bu bölümdeki bütün istidlâli, kelime sonundaki tenvinin kelimeyi nekre yapması üzerine kuruludur; kapalı listede "marife-nekre" var ama tenvin alâmetinin kendisi için ayrı bir kavram yok. Ayrı kavram olmasa da mevcut kavrama alt başlık olabilir.
Tesniye (ikil) · Sarf (Morfoloji)
Müellif Fussilet 41/37'de zamirin tesniye gelmesi gerekirken cem'i geldiğini ayrı bir delil olarak kullanıyor. Kapalı listede "cem-kaliplari" çoğul kalıplarını karşılıyor ama ikil (tesniye) için karşılık yok.
Vâvu'l-maiyye وَاو المَعِيَّة · Nahiv (Sözdizimi)
Beraberlik/birliktelik bildiren 'vâv'; kendinden sonraki ismi mef'ûlün-maah yapar.
Kaynak: Tek Kaynak Arapça gramer verisi. Eğitim ve araştırma amaçlıdır.